Oku. Al. Öner.

♥ Değerlendirmeler

Markos 14

Kitap

Din Önderleri İsa'ya Karşı Düzen Kuruyor

Bir kadın üzerine pahalı bir yağ döker, Yahuda ise onu satar. Yemekte ekmeği ve kâseyi kendi bedeni ve kanı diye adlandırır. Getsemani'de Abba'ya, Babasına, kâseyi uzaklaştırması için yalvarır; tutuklanıp mahkûm edilir ve Petrus onu üç kez inkâr edip ağlar.

Bölüm 14.

Fısıh ve Mayasız Ekmek Bayramı'na iki gün kalmıştı. Başkâhinler ve din bilginleri İsa'yı hileyle yakalayıp öldürmenin bir yolunu arıyorlardı. Çünkü, «Bayramda olmasın, yoksa halk arasında kargaşa çıkar» diyorlardı.

İsa Beytanya'da cüzamlı Simun'un evinde sofraya uzanmış otururken, bir kadın içinde çok değerli, saf hintsümbülü yağı bulunan bir kaymaktaşı kap ile geldi. Kabı kırıp yağı İsa'nın başına döktü. Orada bulunanlardan bazıları öfkelenip kendi aralarında, «Bu yağ neden böyle boş yere harcandı?» dediler. «Bu yağ üç yüz dinardan fazlaya satılabilir, parası da yoksullara verilebilirdi.» Ve kadını azarladılar.

Ama İsa, «Bırakın onu» dedi. «Neden üzüyorsunuz kadını? Benim için güzel bir şey yaptı. Yoksullar her zaman aranızdadır, dilediğiniz an onlara iyilik edebilirsiniz; ama ben her zaman aranızda olmayacağım. Kadın elinden geleni yaptı; bedenimi daha şimdiden gömülmek üzere yağladı. Size doğrusunu söyleyeyim, Müjde dünyanın neresinde duyurulursa, bu kadının yaptığı da onun anılması için anlatılacak.»

Bunun üzerine Onikiler'den biri olan Yahuda İskariot, İsa'yı ele vermek için başkâhinlerin yanına gitti. Bunu duyunca sevindiler, ona para vermeye söz verdiler. O da İsa'yı ele vermek için fırsat kollamaya başladı.

Öğrenciler Fısıh Yemeğini Hazırlıyor

Fısıh kuzusunun kurban edildiği Mayasız Ekmek Bayramı'nın ilk günü öğrencileri İsa'ya, «Fısıh yemeğini yemen için nereye gidip hazırlık yapmamızı istersin?» diye sordular.

İsa öğrencilerinden ikisini şu sözlerle gönderdi: «Kente gidin; orada su testisi taşıyan bir adam sizi karşılayacak. Onu izleyin. Gireceği evin sahibine, ‹Öğretmen, öğrencilerimle Fısıh yemeğini yiyeceğim konuk odası nerede? diye soruyor› deyin. Ev sahibi size, döşenmiş, hazır, geniş bir üst kat odası gösterecek. Orada bize hazırlık yapın.»

Öğrenciler yola çıkıp kente gittiler. Her şeyi İsa'nın kendilerine söylediği gibi buldular ve Fısıh yemeği için hazırlık yaptılar.

Akşam olunca İsa Onikiler'le birlikte geldi.

Sofraya uzanmış yemek yerlerken İsa, «Size doğrusunu söyleyeyim, benimle yemek yiyen sizlerden biri bana ihanet edecek» dedi.

Öğrenciler kederlenmeye başladılar; birer birer İsa'ya, «Beni demek istemedin, değil mi?» diye sordular.

İsa onlara, «Onikiler'den biri, ekmeğini benimle birlikte sahana batıran biridir» dedi. «İnsanoğlu, Kutsal Yazılar'da kendisi için yazıldığı gibi gidiyor; ama İnsanoğlu'na ihanet edenin vay haline! O adam hiç doğmamış olsaydı, kendisi için daha iyi olurdu.»

Yemek yerlerken İsa ekmek aldı, şükredip ekmeği böldü ve öğrencilerine verdi. «Alın» dedi, «bu benim bedenimdir.»

Sonra bir kâse aldı, şükredip kâseyi onlara verdi ve hepsi ondan içti.

«Bu benim kanım, birçokları uğruna akıtılan antlaşma kanıdır» dedi. «Size doğrusunu söyleyeyim, Babamız'ın egemenliğinde tazesini içeceğim o güne dek, asmanın ürününden bir daha içmeyeceğim.» a a v25 İsa'nın getirdiği egemenlik, Babamız'ın kendi hükümranlığıdır — çocukları için hazırlamakta olduğu aile yuvasıdır.

İlahi söyledikten sonra dışarı çıkıp Zeytin Dağı'na doğru gittiler.

İsa Petrus'un İnkârını Önceden Bildiriyor

İsa onlara, «Hepiniz sendeleyip düşeceksiniz» dedi. «Çünkü şöyle yazılmıştır: ‹Çobanı vuracağım, koyunlar darmadağın olacak.› Ama ben dirildikten sonra sizden önce Celile'ye gideceğim.»

Petrus O'na, «Herkes sendeleyip düşse bile ben düşmem» dedi.

İsa ona, «Sana doğrusunu söyleyeyim» dedi, «bugün, bu gece, horoz iki kez ötmeden sen beni üç kez inkâr edeceksin.»

Ama Petrus üsteleyerek, «Seninle birlikte ölmem gerekse bile seni asla inkâr etmem» dedi. Hepsi de aynı şeyi söyledi.

Oğul Kendini Baba'ya Teslim Ediyor

Sonra Getsemani denilen yere geldiler. İsa öğrencilerine, «Ben dua ederken siz burada oturun» dedi.

Petrus'u, Yakup'u ve Yuhanna'yı yanına aldı. Büyük bir sıkıntı ve ıstırap duymaya başladı.

Onlara, «Ölesiye kederliyim, canım çok acı içinde» dedi. «Burada kalın, uyanık durun.»

Biraz ilerledi, yüzüstü yere kapandı ve mümkünse o saatin kendisinden geçmesi için dua etti.

«Abba, Baba» dedi, «senin için her şey mümkün. Bu kâseyi benden uzaklaştır. Ama benim değil, senin istediğin olsun.» b b v36 «Abba», İsa'nın Babamız için kullandığı, bir çocuğun güvenle söylediği içten bir addır. Pavlus bize, Babamız'ın aynı Ruh çağrısını her eski haline kavuşan çocuğuna verdiğini söyler (Romalılar 8:15; Galatyalılar 4:6).

İsa döndüğünde onları uyumuş buldu. Petrus'a, «Simun» dedi, «uyuyor musun? Bir saat uyanık kalamadın mı? Uyanık durup dua edin ki, ayartılmayasınız. Ruh isteklidir, ama beden güçsüzdür.»

Yine uzaklaşıp aynı sözlerle dua etti. Geri döndüğünde onları yine uyumuş buldu; gözlerini açamıyorlardı. O'na ne diyeceklerini bilemiyorlardı.

İsa üçüncü kez geldi ve onlara, «Hâlâ uyuyor, dinleniyor musunuz?» dedi. «Yeter! Saat geldi. İşte İnsanoğlu günahkârların eline teslim ediliyor. Kalkın, gidelim. İşte bana ihanet eden geldi.»

İsa Günahkârların Eline Teslim Ediliyor

İsa daha konuşurken, Onikiler'den biri olan Yahuda çıkageldi. Yanında, başkâhinlerin, din bilginlerinin ve ileri gelenlerin gönderdiği, kılıç ve sopalarla donanmış bir kalabalık vardı. İsa'ya ihanet eden Yahuda, onlara önceden bir işaret vermişti: «Öptüğüm adam O'dur. O'nu yakalayıp güvenlik altında götürün.» Yahuda hemen İsa'ya yaklaştı, «Rabbî!» diyerek O'nu öptü. Onlar da İsa'yı yakalayıp tutukladılar. Yanında bulunanlardan biri kılıcını çekti, başkâhinin kölesine vurup kulağını uçurdu.

İsa onlara, «Beni bir haydut mu sanıyorsunuz ki, kılıç ve sopalarla beni yakalamaya geldiniz?» dedi. «Her gün tapınakta öğretiyor, aranızdaydım, ama beni tutuklamadınız. Ne var ki, Kutsal Yazılar yerine gelsin diye böyle oluyor.»

O zaman öğrencilerin hepsi O'nu bırakıp kaçtılar. Çıplak bedenine yalnızca keten bir bez sarınmış bir genç İsa'nın ardından gidiyordu. Onu da yakaladılar. Ama o keten bezi bırakıp çıplak olarak kaçtı.

İsa Yüksek Kurul'un Önünde

İsa'yı başkâhine götürdüler. Bütün başkâhinler, ileri gelenler ve din bilginleri orada toplandı. Petrus, İsa'yı uzaktan, ta başkâhinin avlusunun içine kadar izledi. Nöbetçilerle birlikte oturup ateşin başında ısındı. Başkâhinler ve Yüksek Kurul'un tümü, İsa'yı ölüm cezasına çarptırmak için O'na karşı tanık arıyorlardı, ama bulamıyorlardı. Birçok kişi O'na karşı yalan yere tanıklık ettiyse de, tanıklıkları birbirini tutmuyordu. Bazıları kalkıp O'na karşı yalan yere şöyle tanıklık ettiler: «O'nun şöyle dediğini duyduk: ‹Ben elle yapılmış bu tapınağı yıkacağım ve üç günde, elle yapılmamış başka bir tapınak kuracağım.›» Ama bu konuda bile tanıklıkları birbirini tutmadı.

Başkâhin ortaya çıkıp İsa'ya, «Hiç yanıt vermeyecek misin? Bu adamların sana karşı ettikleri bu tanıklıklar da ne?» diye sordu. Ne var ki, İsa susmaya devam etti, hiç yanıt vermedi. Başkâhin O'na yeniden, «Yüce Olan'ın Oğlu Mesih sen misin?» diye sordu. c c v61 «Yüce Olan», Yahudilerin ilahi adı doğrudan ağza almadan «Tanrı» demenin saygılı bir yoludur.

İsa, «BENİM» dedi. «İnsanoğlu'nu Kudretli Olan'ın sağında oturmuş ve göğün bulutlarıyla gelirken göreceksiniz.» d d v62 İsa, başkâhine, Babamız'ın yanan çalıda Musa'ya verdiği ilahi adla yanıt verir — «BENİM» (Mısır'dan Çıkış 3:14). Yüksek Kurul bu iddiayı hemen anladı ve O'nu küfür ettiği gerekçesiyle mahkûm etti (ayet 64).

Başkâhin giysilerini yırtarak, «Artık tanıklara ne gerek var?» dedi. «Küfürü işittiniz. Kararınız nedir?» Hepsi O'nun ölüm cezasını hak ettiğine karar verdi. Bazıları O'na tükürmeye, yüzünü örtüp yumruklamaya başladı. O'na, «Peygamberliğini göster bakalım!» diyorlardı. Nöbetçiler de O'nu tokatladı.

Petrus Oğul'u İnkâr Ediyor

Petrus aşağıda, avludayken, başkâhinin hizmetçi kızlarından biri geldi. Isınmakta olan Petrus'u görünce ona dikkatle bakıp, «Sen de Nasıralı İsa'yla birlikteydin» dedi.

Ama Petrus bunu inkâr ederek, «Senin neden söz ettiğini bilmiyorum, anlamıyorum» dedi. Sonra dışarıya, giriş bölümüne çıktı. O anda bir horoz öttü. e e v68 Bazı eski elyazmalarında «ve bir horoz öttü» sözcükleri yoktur. İki kez ötüşü yalnızca Markos kaydeder (14:30); bu nedenle bu satır, olayın nasıl izlendiği açısından önemlidir.

Hizmetçi kız Petrus'u görünce çevrede duranlara yine, «Bu adam onlardan biri» demeye başladı. Petrus tekrar inkâr etti. Az sonra çevrede duranlar Petrus'a yine, «Gerçekten onlardan birisin; sen de Celilelisin» dediler. Petrus kendine lanetler yağdırıp ant içerek, «Sözünü ettiğiniz o adamı tanımıyorum» dedi. Tam o anda horoz ikinci kez öttü. Petrus, İsa'nın kendisine söylediği, «Horoz iki kez ötmeden beni üç kez inkâr edeceksin» sözünü anımsadı. Yıkılıp ağlamaya başladı.

A young man reading the Father's Heart Bible (FHB) print edition in a coffee shop Artık basılı

Yorumlar

Bu bölümün içinizde uyandırdığı bir düşünce, soru ya da kelime — burada paylaşın. Her yorum adınızı katkıda bulunanlar duvarına ekler.

Okumak, dinlemek, kopyalamak ve paylaşmak herkese açıktır — hesap gerekmez. Yorum yapmak, işaretlemek ve yerinizi kaydetmek ücretsiz hesapla gelir ve her yorum adınızı katkıda bulunanlar duvarına ekler.

Aileye katılın — ücretsiz →
  • Henüz yorum yok. Sesinizi ekleyen ilk kişi olun.