Oku. Al. Öner.

♥ Değerlendirmeler

Luka 22

Kitap

Kâhinler ve Din Bilginleri Ölümünü Planlıyor

Yahuda bir fiyat üzerinde anlaşır. Fısıh sofrasında İsa ekmeği ve kâseyi verir, dostları ise kimin daha üstün olduğunu tartışır. Izdırap içinde Babası'na dua eder, teri kan gibi damlayana dek; bir öpücükle ele verilir ve Petrus O'nu üç kez inkâr eder, sonra gözleri İsa'nınkilerle buluşur.

Bölüm 22.

Fısıh denilen Mayasız Ekmek Bayramı yaklaşmıştı. Başkâhinler ve din bilginleri İsa'yı öldürmenin bir yolunu arıyorlardı, çünkü halktan korkuyorlardı.

Sonra Şeytan, On İkiler'den biri olan İskariot diye anılan Yahuda'nın içine girdi. Yahuda gidip başkâhinler ve tapınak görevlileriyle İsa'yı onlara nasıl ele verebileceğini görüştü. Onlar buna sevindiler ve ona para vermek üzere anlaştılar. Yahuda kabul etti ve kalabalık yokken İsa'yı onlara ele vermek için fırsat kollamaya başladı.

Son Fısıh Yemeği Hazırlanıyor

Sonra Fısıh kuzusunun kurban edilmesi gereken Mayasız Ekmek günü geldi.

İsa, Petrus'la Yuhanna'yı göndererek, «Gidin, yememiz için Fısıh yemeğini hazırlayın» dedi.

Ona, «Nerede hazırlamamızı istiyorsun?» diye sordular.

İsa şöyle dedi: «Kente girince, su testisi taşıyan bir adam sizi karşılayacak. Onu, gireceği eve kadar izleyin

ve ev sahibine şöyle deyin: ‹Öğretmen sana diyor ki: Öğrencilerimle Fısıh yemeğini yiyeceğim konuk odası nerede?› Ev sahibi size döşenmiş, büyük bir üst kat odası gösterecek. Hazırlığı orada yapın.»

Onlar gidip her şeyi İsa'nın kendilerine söylediği gibi buldular ve Fısıh yemeğini hazırladılar.

Saat gelince İsa, elçileriyle birlikte sofraya oturdu.

Onlara, «Acı çekmeden önce bu Fısıh yemeğini sizinle birlikte yemeyi çok arzu etmiştim» dedi. «Size şunu söyleyeyim, bu yemek Babamız'ın egemenliğinde yerine gelmeden onu bir daha yemeyeceğim.» Sonra bir kâse alıp şükretti ve, «Bunu alın, aranızda paylaşın» dedi. «Size şunu söyleyeyim, Babamız'ın egemenliği gelene dek asmanın ürününden bir daha içmeyeceğim.»

Sonra eline ekmek aldı, şükredip böldü ve onlara vererek şöyle dedi: «Bu, sizin uğrunuza feda edilen bedenimdir. Beni anmak için böyle yapın.» Aynı şekilde, yemekten sonra kâseyi alıp şöyle dedi: «Bu kâse, sizin uğrunuza akıtılan kanımla gerçekleşen yeni antlaşmadır. Ama bakın, beni ele verenin eli, benimkiyle birlikte sofranın üzerinde. İnsanoğlu, belirlenmiş olduğu gibi gidiyor; ama O'nu ele veren adamın vay haline!»

Elçiler, aralarında bunu kimin yapacağını birbirlerine sormaya başladılar.

Ayrıca aralarında hangisinin en büyük sayılacağına dair bir tartışma çıktı.

İsa onlara şöyle dedi: «Ulusların kralları, halklarına egemen kesilir; onlar üzerinde yetki kullananlara iyilikseverler denir. Ama siz böyle olmayın. Aranızda en büyük olan, en genç gibi olsun; önder olan, hizmet eden gibi olsun. Hangisi daha büyük, sofrada oturan konuk mu, hizmet eden mi? Sofradaki konuk değil mi? Oysa ben aranızda hizmet eden biri gibiyim.

«Denendiğim zamanlar boyunca benimle birlikte kalanlar sizsiniz. Babam bana bir egemenlik verdiği gibi, ben de size bir egemenlik veriyorum. Öyle ki, egemenliğimde soframda yiyip içesiniz ve tahtlara oturup İsrail'in on iki oymağını yargılayasınız.»

«Simun, Simun, dinle! Şeytan, buğday gibi kalburdan geçirmek için hepinizi istedi. Ama ben, imanını yitirmeyesin diye senin için dua ettim. Geri döndüğünde kardeşlerini güçlendir.»

Petrus, «Ya Rab, seninle birlikte zindana da ölüme de gitmeye hazırım» dedi.

İsa, «Sana şunu söyleyeyim Petrus» dedi, «bugün, sen beni tanıdığını üç kez inkâr etmeden horoz ötmeyecek.»

Sonra onlara, «Ben sizi kesesiz, torbasız ve çarıksız gönderdiğimde, herhangi bir eksiğiniz oldu mu?» diye sordu. «Hiçbir eksiğimiz olmadı» dediler.

Onlara şöyle dedi: «Ama şimdi kesesi olan onu alsın, torbası olan da öyle. Kılıcı olmayan, abasını satıp bir kılıç alsın. Size şunu söyleyeyim, ‹O, suçlularla bir sayıldı› diye yazılmış olan sözün bende yerine gelmesi gerekiyor. Evet, benimle ilgili yazılanlar gerçekleşiyor.»

«Ya Rab, işte burada iki kılıç var» dediler. İsa onlara, «Yeter!» dedi.

Oğul Kendini Baba'ya Teslim Ediyor

İsa dışarı çıkıp her zamanki gibi Zeytin Dağı'na gitti. Öğrenciler de O'nu izledi.

Oraya varınca onlara, «Ayartılmamak için dua edin» dedi.

Onlardan bir taş atımı kadar uzaklaştı ve diz çöküp dua etti.

«Baba, senin isteğin buysa, bu kâseyi benden uzaklaştır. Yine de benim değil, senin istediğin olsun» dedi.

Gökten bir melek İsa'ya görünerek O'nu güçlendirdi. a a v43 43-44. ayetler bazı eski elyazmalarında bulunmaz. Çoğu çağdaş Kutsal Kitap'ta olduğu gibi burada yer verilmiştir. Derin bir acı içinde daha hararetle dua etti; teri, yere düşen büyük kan damlalarına benziyordu.

İsa duadan kalkıp öğrencilerin yanına döndüğünde onları üzüntüden uyumuş buldu.

Onlara, «Neden uyuyorsunuz? Kalkın, ayartılmamak için dua edin» dedi.

Bir Öpücükle Ele Verildi

İsa daha konuşurken bir kalabalık çıkageldi. On İkiler'den biri olan, Yahuda denilen kişi onlara önderlik ediyordu. İsa'yı öpmek için O'na yaklaştı.

Ama İsa ona, «Yahuda, İnsanoğlu'nu bir öpücükle mi ele veriyorsun?» dedi.

İsa'nın çevresindekiler olacakları görünce, «Ya Rab, kılıçla vuralım mı?» dediler. İçlerinden biri başkâhinin kölesine vurup sağ kulağını kopardı.

Ama İsa, «Bırakın, yeter!» diye karşılık verdi. Sonra kulağa dokunup adamı iyileştirdi. İsa, üzerine gelen başkâhinlere, tapınak görevlilerine ve ileri gelenlere şöyle dedi: «Bir haydudun peşine düşer gibi kılıç ve sopalarla mı geldiniz? Her gün tapınakta sizinle birlikteydim, bana el sürmediniz. Ama bu saat sizindir, karanlığın yetkisinin saatidir.»

Petrus İsa'yı Tanıdığını İnkâr Ediyor

İsa'yı tutuklayıp götürdüler ve başkâhinin evine getirdiler. Petrus onları uzaktan izliyordu. Avlunun ortasında ateş yakıp bir araya oturdular. Petrus da onların arasına oturdu. Bir hizmetçi kız, ateşin ışığında oturan Petrus'u görünce gözlerini ona dikip, «Bu da O'nunla birlikteydi» dedi.

Ama Petrus, «Kadın, ben O'nu tanımıyorum» diyerek inkâr etti.

Biraz sonra başka biri onu görüp, «Sen de onlardansın» dedi. Ama Petrus, «Hayır, değilim be adam!» dedi.

Yaklaşık bir saat sonra bir başkası ısrarla, «Kesinlikle bu da O'nunla birlikteydi, çünkü Celileli» dedi.

Petrus, «Be adam, neden söz ettiğini bilmiyorum» dedi. Tam o anda, o daha konuşurken horoz öttü. Rab dönüp Petrus'a baktı. Petrus, Rab'bin kendisine, «Bugün horoz ötmeden beni üç kez inkâr edeceksin» dediği sözü hatırladı. Ve dışarı çıkıp acı acı ağladı.

İsa'yı gözaltında tutan adamlar O'nu döverek alay ettiler. Gözlerini bağlayıp, «Peygamberlik et bakalım, sana vuran kim?» diye sorup durdular. Ve O'na daha birçok kötü söz söyleyerek hakaret ettiler.

İsa Yüksek Kurul'un Önünde

Gün doğunca halkın ileri gelenlerinden oluşan kurul, yani başkâhinler ve din bilginleri toplandı. İsa'yı kendi kurullarının önüne çıkarıp şöyle dediler:

«Sen Mesih isen, söyle bize.» İsa onlara şöyle dedi: «Size söylesem inanmazsınız.

Size soru sorsam yanıt vermezsiniz.

Ama bundan böyle İnsanoğlu, Babamız'ın gücünün sağında oturacak.»

Hepsi birden, «Öyleyse sen Tanrı'nın Oğlu musun?» diye sordu. İsa onlara, «Söylediğiniz gibi, ben O'yum» dedi.

«Artık başka tanıklığa ne gerek var?» dediler. «İşte kendi ağzından duyduk.»

A young man reading the Father's Heart Bible (FHB) print edition in a coffee shop Artık basılı

Yorumlar

Bu bölümün içinizde uyandırdığı bir düşünce, soru ya da kelime — burada paylaşın. Her yorum adınızı katkıda bulunanlar duvarına ekler.

Okumak, dinlemek, kopyalamak ve paylaşmak herkese açıktır — hesap gerekmez. Yorum yapmak, işaretlemek ve yerinizi kaydetmek ücretsiz hesapla gelir ve her yorum adınızı katkıda bulunanlar duvarına ekler.

Aileye katılın — ücretsiz →
  • Henüz yorum yok. Sesinizi ekleyen ilk kişi olun.