İsrail Vefasızlık Ediyor
Musa dağdayken halk Harun'a altın bir buzağı döktürür ve onu kendilerini kurtaran diye anar. Babamız Musa'yla yeniden başlamayı önerir; Musa İbrahim'e verilen sözü ileri sürer. Musa levhaları kırar, buzağıyı toz edene dek öğütür ve onların yerine kendisinin silinmesini ister.
32 1Halk, Musa'nın dağdan inmekte geciktiğini görünce, Harun'un çevresinde toplanıp ona, «Kalk, bize öncülük edecek ilahlar yap. Bizi Mısır'dan çıkaran o adama, Musa'ya ne oldu bilmiyoruz» dediler.
2Harun onlara, «Karılarınızın, oğullarınızın ve kızlarınızın kulaklarındaki altın küpeleri çıkarıp bana getirin» dedi.
3Bütün halk kulaklarındaki altın küpeleri çıkarıp Harun'a getirdi. 4Harun altını ellerinden aldı, oyma aletiyle biçimlendirdi ve dökme bir buzağı yaptı. Sonra, «Ey İsrail, seni Mısır'dan çıkaran ilahların bunlardır!» dediler.
5Bunu gören Harun, buzağının önünde bir sunak yaptı ve, «Yarın Babamız'a bayram var» diye ilan etti. a a v5 Harun, buzağıyı Babamız'ın adıyla örtmeye çalışır, O'na bir bayram ilan eder; ama putperestliği gerçek tapınmayla harmanlamak, bu bölümün açığa çıkardığı günahın ta kendisidir.
6Ertesi gün erkenden kalkıp yakmalık sunular sundular, esenlik sunuları getirdiler. Halk yiyip içmek için oturdu, sonra kalkıp eğlenceye daldı.
7Sonra Babamız Musa'ya şöyle dedi: «Aşağı in, çünkü Mısır'dan çıkardığın halkın kendini yozlaştırdı. 8Kendilerine buyurduğum yoldan çabucak saptılar; dökme bir buzağı yapıp ona tapındılar, ona kurban kestiler ve ‹Ey İsrail, seni Mısır'dan çıkaran ilahların bunlardır› dediler.»
9Babamız Musa'ya şöyle dedi: «Bu halkı gördüm; dik başlı bir halktır. 10Şimdi beni yalnız bırak; öfkem onlara karşı alevlensin ve onları yok edeyim. Seni ise büyük bir ulus yapacağım.»
11Musa Babamız'a yalvardı: «Ey Babamız, büyük güçle ve kudretli elinle Mısır'dan çıkardığın halkına karşı neden öfken alevleniyor?
12Mısırlılar neden, ‹Onları kötü niyetle, dağlarda öldürmek ve yeryüzünden silmek için çıkardı› desinler? Kızgın öfkenden dön; halkına yönelik bu felaketten vazgeç.
13Kulların İbrahim'i, İshak'ı ve İsrail'i anımsa. Onlara kendi üzerine ant içip, ‹Soyunuzu gökteki yıldızlar kadar çoğaltacağım; söz verdiğim bütün bu ülkeyi soyunuza vereceğim ve onu sonsuza dek miras alacaklar› demiştin.»
14Böylece Babamız, halkına yapmaktan söz ettiği felaketten vazgeçti.
15Musa döndü, elinde antlaşma levhalarının ikisiyle dağdan indi; levhalar her iki yüzüne, önüne ve arkasına yazılıydı. 16Levhalar Babamız'ın işiydi; yazı da Babamız'ın yazısıydı, levhalara oyulmuştu.
17Yeşu, halkın bağrışmasını duyunca Musa'ya, «Ordugahtan savaş sesi geliyor» dedi.
18Musa, «Ne zafer çığlığı, ne de yenilgi feryadı; ben ezgi sesi duyuyorum» diye yanıtladı. 19Musa ordugaha yaklaşıp buzağıyı ve oynayanları görünce öfkesi alevlendi; levhaları elinden atıp dağın eteğinde parçaladı. 20Yaptıkları buzağıyı alıp ateşte yaktı, toz haline gelinceye dek öğüttü, suya serpti ve İsrailliler'e içirdi.
21Musa Harun'a, «Bu halk sana ne yaptı ki, onları böylesine büyük bir günaha sürükledin?» dedi.
22Harun şöyle dedi: «Öfkelenme, efendim; bu halkın kötülüğe eğilimli olduğunu bilirsin. 23Bana, ‹Bize öncülük edecek ilahlar yap. Bizi Mısır'dan çıkaran o adama, Musa'ya ne oldu söyleyemeyiz› dediler. 24Ben de onlara, ‹Kimde altın varsa çıkarsın› dedim. Altınlarını bana verdiler; ateşe attım, bu buzağı çıktı.»
25Musa, halkın başıboş kaldığını gördü; çünkü Harun onları başıboş bırakmış, düşmanlarının alay konusu etmişti. 26Musa ordugahın girişinde durup, «Babamız'dan yana olan bana gelsin!» dedi. Bütün Levililer çevresinde toplandı.
27Onlara şöyle dedi: «Babamız diyor ki: Her biriniz kılıcını beline kuşansın. Ordugahı bir uçtan öbür uca, girişten girişe dolaşın ve kardeşinizi, arkadaşınızı, komşunuzu öldürün.»
28Levililer Musa'nın buyruğunu yerine getirdiler; o gün halktan yaklaşık üç bin kişi öldü. 29Musa, «Bugün kendinizi Babamız'a adadınız; her biriniz oğlunun ve kardeşinin canı pahasına, öyle ki bugün sizi kutsasın» dedi.
30Ertesi gün Musa halka, «Büyük günah işlediniz. Şimdi Babamız'ın huzuruna çıkacağım; belki günahınızı bağışlatabilirim» dedi.
31Musa Babamız'ın huzuruna dönüp şöyle dedi: «Ah, bu halk büyük günah işledi; kendilerine altından ilahlar yaptılar. 32Şimdi, günahlarını bağışlarsan ne iyi; yoksa lütfen adımı yazdığın kitaptan sil.» b b v32 Tanrı'nın ‹kitabı›, kendisine ait olanların kaydıdır; Musa, halkı esirgemek için o kitaptaki kendi yerini feda etmeyi teklif ediyor.
33Ama Babamız Musa'ya şöyle dedi: «Bana karşı günah işleyeni kitabımdan silerim. 34Şimdi git, halkı sana söylediğim yere götür; meleğim önünden gidecek. Ama hesap sorduğum gün, günahlarından ötürü onları cezalandıracağım.»
35Sonra Babamız, Harun'un yaptığı buzağı yüzünden halkı salgın hastalıkla vurdu.