İsa Sahte Öğretmenlere Karşı Uyarıyor
İsa yedi kez, başkalarına yük yükleyen, kâsenin dışını ovalayan ve atalarının öldürdüğü peygamberlerin mezarlarını süsleyen öğretmenlere vay der — oysa göklerde tek bir Baba'ları vardır. Sözleri Yeruşalim için tutulan yasla biter: reddeden bir kent, ıssız bırakılan bir ev.
23 1Bundan sonra İsa halka ve öğrencilerine şöyle seslendi:
2«Din bilginleriyle Ferisiler Musa'nın kürsüsünde otururlar.
3Bu nedenle size söylediklerinin tümünü yapın ve yerine getirin, ama onların yaptıklarını yapmayın; çünkü söyler, ama yapmazlar. 4Ağır ve taşınması güç yükleri bağlayıp başkalarının omuzlarına yüklerler, oysa kendileri bu yükleri kımıldatmak için parmaklarını bile oynatmak istemezler. 5Yaptıkları her şeyi başkaları görsün diye yaparlar; hamaillerini genişletir, giysilerinin püsküllerini uzatırlar, a a v5 Hamail: dua sırasında alına ve sol kola bağlanan, içinde Kutsal Yazı bölümleri bulunan küçük deri kutular. 6şölenlerde başköşeyi, havralarda en iyi yerleri severler. 7Meydanlarda selamlanmaktan ve başkalarınca ‹Rabbi› diye çağrılmaktan hoşlanırlar. 8Ama siz ‹Rabbi› diye çağrılmayın; çünkü tek öğretmeniniz var ve hepiniz kardeşsiniz. 9Yeryüzünde kimseye ‹Baba› demeyin; çünkü tek Babanız var, O da göklerdedir. 10Kimsenin sizi ‹öğretici› diye çağırmasına izin vermeyin; çünkü tek öğreticiniz var, O da Mesih'tir. 11Aranızda en büyük olan, hizmetkârınız olacak. 12Kendini yücelten alçaltılacak, kendini alçaltan yüceltilecek.
13Vay halinize ey din bilginleri ve Ferisiler, ikiyüzlüler! Babamız'ın egemenliğinin kapısını insanların yüzüne kapatıyorsunuz; ne kendiniz giriyor, ne de girmek isteyenleri bırakıyorsunuz. b b v13 En eski elyazmalarında burada bir 14. ayet yoktur; daha sonraki kopyalar şunu ekler: «Vay halinize ey din bilginleri ve Ferisiler, ikiyüzlüler! Dul kadınların evlerini yiyip bitiriyor, gösteriş için uzun uzun dua ediyorsunuz; bu yüzden daha ağır bir yargıya çarptırılacaksınız.»
15Vay halinize ey din bilginleri ve Ferisiler, ikiyüzlüler! Tek bir kişiyi dininize döndürmek için denizleri, karaları dolaşırsınız; döndürdüğünüzde de onu kendinizden iki kat cehennemlik yaparsınız.
16Vay halinize ey kör kılavuzlar! Diyorsunuz ki, ‹Tapınak üzerine ant içen için bunun bir önemi yoktur; ama tapınaktaki altın üzerine ant içen, andıyla bağlanmış olur.› 17Budala körler! Hangisi daha büyük: altın mı, yoksa altını kutsal kılan tapınak mı? 18Yine diyorsunuz ki, ‹Sunak üzerine ant içen için bunun bir önemi yoktur; ama sunaktaki adak üzerine ant içen, andıyla bağlanmış olur.› 19Ey körler! Hangisi daha büyük: adak mı, yoksa adağı kutsal kılan sunak mı? 20Öyleyse sunak üzerine ant içen, hem sunağın hem de onun üzerindeki her şeyin üzerine ant içmiş olur. 21Tapınak üzerine ant içen, hem tapınağın hem de içinde oturanın üzerine ant içmiş olur. 22Gök üzerine ant içen de Babamız'ın tahtı ve onun üzerinde oturan üzerine ant içmiş olur.
23Vay halinize ey din bilginleri ve Ferisiler, ikiyüzlüler! Nanenin, dereotunun ve kimyonun ondalığını verirsiniz de, Yasa'nın daha önemli konularını –adaleti, merhameti, sadakati– ihmal edersiniz. Ötekileri ihmal etmeden bunları da yerine getirmeniz gerekirdi. 24Ey kör kılavuzlar! Sivrisineği süzer, deveyi yutarsınız!
25Vay halinize ey din bilginleri ve Ferisiler, ikiyüzlüler! Bardağın ve tabağın dışını temizlersiniz, oysa içleri açgözlülük ve taşkınlıkla doludur. 26Ey kör Ferisi! Önce bardağın ve tabağın içini temizle ki, dışı da temiz olsun.
27Vay halinize ey din bilginleri ve Ferisiler, ikiyüzlüler! Siz badanalı mezarlara benzersiniz; dıştan güzel görünür, ama içi ölü kemikleri ve her türlü pislikle doludur. 28Dıştan başkalarına doğru kişiler gibi görünürsünüz, ama içiniz ikiyüzlülük ve kötülükle doludur.
29Vay halinize ey din bilginleri ve Ferisiler, ikiyüzlüler! Peygamberlerin mezarlarını yapar, doğru kişilerin anıtlarını süslersiniz. 30Dersiniz ki, ‹Atalarımızın günlerinde yaşasaydık, onların peygamberleri öldürmesine ortak olmazdık.› 31Böylece peygamberleri öldürenlerin oğulları olduğunuza kendiniz tanıklık ediyorsunuz. 32Haydi, atalarınızın ölçüsünü siz de doldurun! 33Sizi yılanlar, sizi engerekler soyu! Cehennem cezasından nasıl kaçacaksınız? 34İşte bunun için size peygamberler, bilge kişiler ve din bilginleri gönderiyorum. Bunlardan bazılarını öldürecek, çarmıha gereceksiniz; bazılarını havralarınızda kamçılayacak, kentten kente kovalayacaksınız. 35Öyle ki, doğru kişi Habil'in kanından, tapınakla sunak arasında öldürdüğünüz Berekya oğlu Zekeriya'nın kanına dek, yeryüzünde dökülen bütün doğru kişilerin kanından ötürü sorumlu tutulacaksınız. 36Size doğrusunu söyleyeyim, bütün bunlar bu kuşağın başına gelecek.
İsa Yeruşalim İçin Ağlıyor
37Ey Yeruşalim, Yeruşalim! Peygamberleri öldüren, sana gönderilenleri taşlayan kent! Bir tavuğun civcivlerini kanatları altına topladığı gibi, ben de kaç kez senin çocuklarını toplamak istedim, ama siz istemediniz! 38Bakın, eviniz ıssız bırakılıyor. 39Size şunu söyleyeyim: ‹Babamız'ın adıyla gelene övgüler olsun!› diyeceğiniz zamana dek beni bir daha görmeyeceksiniz.»