Oku. Al. Öner.

♥ Değerlendirmeler

Matta 24

Kitap

Tapınak Ayakta Kalmayacak

Tapınağın yerle bir edileceği söylenince öğrenciler bunun ne zaman olacağını sorar. İsa savaşları, ihaneti, sahte mesihleri, soğuyan sevgiyi ve kimsenin abasını almak için durmayacağı kadar ivedi bir kaçışı anlatır. O günü ise kimse bilmez — melekler de bilmez, Oğul da; yalnız Baba bilir.

Bölüm 24.

İsa tapınaktan çıkıp giderken, öğrencileri O'na tapınağın binalarını göstermek için yanına geldiler.

İsa onlara, «Bütün bunları görüyor musunuz?» dedi. «Size doğrusunu söyleyeyim: Burada taş üstünde taş kalmayacak, hepsi yıkılacak.»

İsa Zeytin Dağı'nda otururken öğrencileri özel olarak yanına geldiler: «Söyle bize, bunlar ne zaman olacak? Senin gelişini ve çağın sonunu gösteren belirti ne olacak?»

İsa onlara şu karşılığı verdi: «Sakın kimse sizi saptırmasın.

Çünkü birçokları benim adımla gelip, ‹Mesih benim› diyerek birçok kişiyi saptıracak. Savaş gürültüleri, savaş haberleri duyacaksınız; sakın korkmayın. Bunların olması gerek, ama son daha gelmemiştir. Ulus ulusa, devlet devlete karşı ayaklanacak; yer yer kıtlıklar ve depremler olacak. Bütün bunlar, doğum sancılarının başlangıcıdır.

O zaman sizi sıkıntıya teslim edecek, öldürecekler. Benim adımdan ötürü bütün uluslar sizden nefret edecek. O zaman birçok kişi imandan sapacak, birbirine ihanet edecek, birbirinden nefret edecek. Birçok sahte peygamber türeyecek ve bunlar birçok kişiyi saptıracak. Kötülüklerin çoğalmasından ötürü birçoklarının sevgisi soğuyacak. Ama sona kadar dayanan kurtulacaktır. Göksel egemenliğin bu Müjdesi tüm uluslara tanıklık olmak üzere bütün dünyada duyurulacak; işte o zaman son gelecektir.

«Peygamber Daniel'in sözünü ettiği yıkıcı iğrenç şeyin kutsal yerde dikildiğini gördüğünüz zaman —okuyan anlasın— Yahudiye'de bulunanlar dağlara kaçsın.

Damda olan, evinden bir şey almak için aşağı inmesin. Tarlada olan, abasını almak için geri dönmesin. O günlerde gebe olan, çocuk emziren kadınların vay haline! Dua edin ki, kaçışınız kışa ya da Şabat Günü'ne rastlamasın. Çünkü o günlerde öyle korkunç bir sıkıntı olacak ki, dünyanın başlangıcından bu yana böylesi olmamış, bundan sonra da olmayacaktır. O günler kısaltılmamış olsaydı, hiç kimse kurtulamazdı. Ama seçilmiş olanlar uğruna o günler kısaltılacak.

Eğer o zaman biri size, ‹İşte Mesih burada›, ya da ‹İşte şurada› derse, inanmayın. Çünkü sahte mesihler, sahte peygamberler türeyecek; bunlar büyük belirtiler ve harikalar yapacaklar. Öyle ki, ellerinden gelse, seçilmiş olanları bile saptıracaklar. İşte size önceden söylüyorum.

Bunun için size, ‹İşte Mesih çölde› derlerse gitmeyin. ‹İşte iç odalarda› derlerse inanmayın. Çünkü şimşek nasıl doğudan çakıp batıya kadar görünürse, İnsanoğlu'nun gelişi de öyle olacak. Leş neredeyse, akbabalar da oraya üşüşecek.

O günlerin sıkıntısından hemen sonra, güneş kararacak, ay ışık vermez olacak, yıldızlar gökten düşecek ve göksel güçler sarsılacak. O zaman İnsanoğlu'nun belirtisi gökte görünecek. Yeryüzündeki bütün halklar ağlayıp dövünecek, İnsanoğlu'nun göğün bulutları üzerinde büyük güç ve görkemle geldiğini görecekler. Kendi meleklerini güçlü bir borazan sesiyle gönderecek. Melekler O'nun seçtiklerini göğün bir ucundan öbür ucuna dek, dört yönden toplayacaklar.

İncir ağacından şu dersi alın: Dalları filizlenip yaprakları sürünce, yazın yakın olduğunu anlarsınız. Aynı şekilde, bütün bunların gerçekleştiğini gördüğünüzde bilin ki, O yakındır, kapıdadır. Size doğrusunu söyleyeyim, bütün bunlar olmadan bu kuşak kesinlikle ortadan kalkmayacak. Yer ve gök ortadan kalkacak, ama benim sözlerim asla ortadan kalkmayacaktır.

Yalnızca Baba Bilir

«O günü ve saati kimse bilmez; ne göklerdeki melekler, ne de Oğul; yalnızca Baba bilir. Nuh'un günlerinde nasıl olduysa, İnsanoğlu'nun gelişinde de öyle olacak. Nuh'un gemiye bindiği güne dek, tufandan önceki günlerde insanlar yiyip içiyor, evlenip evlendiriliyorlardı. Tufan gelinceye, hepsini süpürüp götürünceye dek başlarına geleceklerden habersizdiler. İnsanoğlu'nun gelişi de öyle olacak. O zaman tarlada bulunan iki kişiden biri alınacak, öbürü bırakılacak. Değirmende un öğüten iki kadından biri alınacak, öbürü bırakılacak. Bunun için uyanık kalın. Çünkü Rabbiniz'in geleceği günü bilemezsiniz. Şunu bilin ki, ev sahibi, hırsızın gece hangi saatte geleceğini bilse, uyanık kalır, evinin soyulmasına engel olurdu. Bunun için siz de hazır olun! Çünkü İnsanoğlu, beklemediğiniz bir saatte gelecektir.

Efendinin, hizmetkârlarına vaktinde yiyecek vermek için başlarına atadığı güvenilir ve akıllı köle kimdir? Efendisi eve döndüğünde işinin başında bulacağı o köleye ne mutlu! Size doğrusunu söyleyeyim, efendisi onu bütün malının başına atayacak. Ama o köle kötü olur da içinden, ‹Efendim gecikiyor› der, ve öteki köleleri dövmeye, sarhoşlarla yiyip içmeye başlarsa, o kölenin efendisi, beklemediği bir günde, ummadığı bir saatte gelecek, onu şiddetle cezalandırıp ikiyüzlülerle bir tutacaktır. Orada ağlayış ve diş gıcırtısı olacaktır.»

A young man reading the Father's Heart Bible (FHB) print edition in a coffee shop Artık basılı

Yorumlar

Bu bölümün içinizde uyandırdığı bir düşünce, soru ya da kelime — burada paylaşın. Her yorum adınızı katkıda bulunanlar duvarına ekler.

Okumak, dinlemek, kopyalamak ve paylaşmak herkese açıktır — hesap gerekmez. Yorum yapmak, işaretlemek ve yerinizi kaydetmek ücretsiz hesapla gelir ve her yorum adınızı katkıda bulunanlar duvarına ekler.

Aileye katılın — ücretsiz →
  • Henüz yorum yok. Sesinizi ekleyen ilk kişi olun.