Oku. Al. Öner.

♥ Değerlendirmeler

Hezekiel 20

Kitap

Babamız Kendisine Danışılmasını Reddetti

Bölüm 20.

Yedinci yılın beşinci ayının onuncu günü, İsrail'in ileri gelenlerinden bazıları Babamız'a danışmaya geldiler ve önümde oturdular.

O sırada Babamız bana şöyle seslendi:

«İnsanoğlu, İsrail'in ileri gelenlerine de ki: Egemen Baba şöyle diyor: Bana danışmaya mı geldiniz? Varlığım hakkı için, bana danışmanıza izin vermeyeceğim, diyor Egemen Baba.

Onları yargılayacak mısın? Onları yargılayacak mısın, insanoğlu? Öyleyse atalarının yaptığı iğrençlikleri onların yüzüne vur ve onlara de ki: Egemen Baba şöyle diyor: İsrail'i seçtiğim gün, Yakup soyundan gelenlere ant içerek elimi kaldırdım ve Mısır'da kendimi onlara tanıttım. Elimi kaldırıp onlara, 'Ben sizin Babanızım' dedim. O gün onları Mısır'dan çıkarıp kendileri için gözden geçirdiğim bir ülkeye, süt ve bal akan, ülkelerin en güzeli olan yere götüreceğime ant içtim.

Onlara, 'Her biriniz gözünü diktiği iğrenç putları atsın; Mısır'ın putlarıyla kendinizi kirletmeyin. Ben sizin Babanızım' dedim.

Ama bana başkaldırdılar, beni dinlemek istemediler. Kimse gözünü diktiği iğrençlikleri atmadı, Mısır'ın putlarını da bırakmadı. Bunun üzerine orada, Mısır'da öfkemi üzerlerine boşaltıp kızgınlığımı onlara karşı sonuna dek göstereceğimi söyledim. Ama aralarında yaşadıkları ulusların önünde adım kirletilmesin diye adımın hatırı için davrandım; onları Mısır'dan çıkararak kendimi bu ulusların gözü önünde tanıtmıştım.

Böylece onları Mısır'dan çıkarıp çöle götürdüm. Kurallarımı onlara verdim, ilkelerimi bildirdim; onlara uyan onlar sayesinde yaşayacaktır. Aramızda bir belirti olsun diye Şabat günlerimi de onlara verdim; öyle ki, kendilerini kutsal kılan Babaları'nın ben olduğumu bilsinler.

Ama İsrail halkı çölde bana başkaldırdı. Kurallarımca yürümediler, ilkelerimi reddettiler —oysa onlara uyan kişi onlar sayesinde yaşar— Şabat günlerimi de büsbütün kirlettiler. Bunun üzerine çölde öfkemi üzerlerine boşaltıp onları yok edeceğimi söyledim. Ama onları çıkardığımı gören ulusların önünde adım kirletilmesin diye adımın hatırı için davrandım. Çölde ayrıca elimi kaldırıp onlara verdiğim ülkeye —süt ve bal akan, ülkelerin en güzeli olan yere— onları götürmeyeceğime ant içtim; çünkü ilkelerimi reddettiler, kurallarımı önemsemediler, Şabat günlerimi kirlettiler; yürekleri putlarına bağlanmıştı. Yine de onlara acıdım, çölde onların kökünü kurutmadım. Çölde çocuklarına şöyle dedim: Atalarınızın kurallarına uymayın, ilkelerini yerine getirmeyin, putlarıyla kendinizi kirletmeyin. «Ben sizin Babanızım; kurallarımca yürüyün, ilkelerimi özenle yerine getirin. Şabat günlerimi kutsal tutun; aramızda bir belirti olacaklar; öyle ki, Babanız'ın ben olduğumu bileceksiniz.»

Ama çocukları bana başkaldırdı. Kurallarımca yürümediler, ilkelerimi yerine getirmediler —bunlara uyan kişi onlar sayesinde yaşar— Şabat günlerimi de kirlettiler. Bunun üzerine öfkemi üzerlerine boşaltıp çölde kızgınlığımı onlara karşı sonuna dek göstereceğimi söyledim. Ama elimi geri çektim; onları çıkardığımı gören ulusların önünde adım kirletilmesin diye adımın hatırı için davrandım. Çölde elimi kaldırıp onları uluslar arasına dağıtacağıma, ülkelere serpeceğime ant içtim; çünkü ilkelerime uymadılar, kurallarımı reddettiler, Şabat günlerimi kirlettiler; gözleri atalarının putlarına tutkuyla kaydı. Ben de onlara iyi olmayan kurallar, kendileriyle yaşayamayacakları ilkeler verdim; a a v25 Bu, Babamız'ın kötü buyruklar verdiği anlamına gelmez. Halk, O'nun iyi ilkelerini reddettikten sonra, kendi seçtikleri yıkıcı uygulamalara terk edildi; putperestlikleri ölümcül gidişatını sürdürmeye bırakıldı. Sunularıyla —her ilk doğanı kurban ederek— kendilerini kirletmelerine izin verdim; öyle ki, onları dehşete düşüreyim ve Babaları'nın ben olduğumu bilsinler.

Bu yüzden, insanoğlu, İsrail halkına de ki: Egemen Baba şöyle diyor: Atalarınız bana ihanet ederek bunda da bana küfrettiler: Onlara vermek için elimi kaldırıp ant içtiğim ülkeye kendilerini getirdikten sonra, her yüksek tepeyi, her sık yapraklı ağacı gördüler; sunularını orada kestiler, beni öfkelendiren armağanlar sundular, hoş kokulu buhurlarını tüttürdüler, dökmelik sunularını döktüler. Onlara sordum: Sürekli gittiğiniz bu tapınma yeri de nedir? (Orası bugüne dek Bama diye anılır.) b b v29 Bama adı, putperest bir «tapınma yüksekliği» anlamına gelir. Soru, sözcüğün sesiyle oynar —«sürekli gittiğiniz o yükseklik nedir?»— ve ad böylece kaldı.

Bu yüzden İsrail halkına de ki: Egemen Baba şöyle diyor: Atalarınız gibi kendinizi kirletecek, onların iğrenç putlarına tutkuyla mı yöneleceksiniz? Sunularınızı sunup çocuklarınızı ateşten geçirdiğinizde, bugün bile bütün putlarınızla kendinizi kirletmeyi sürdürüyorsunuz. Öyleyse bana danışmanıza izin verir miyim, ey İsrail halkı? Varlığım hakkı için, diyor Egemen Baba, bana danışmanıza izin vermeyeceğim.

'Öteki uluslar gibi, başka ülkelerin halkları gibi olalım, tahtaya ve taşa kulluk edelim' diyorsunuz. Ama aklınızdan geçen asla gerçekleşmeyecek.

Varlığım hakkı için, diyor Egemen Baba, güçlü elle, kudretli kolla ve boşalan öfkeyle üzerinizde egemenlik süreceğim. «Güçlü elle, kudretli kolla ve boşalan öfkeyle sizi ulusların arasından çıkaracak, dağıtıldığınız ülkelerden toplayacağım. Sizi ulusların çölüne götürecek, orada sizi yüz yüze yargılayacağım.» Atalarınızı Mısır Çölü'nde nasıl yargıladıysam, sizi de öyle yargılayacağım, diyor Egemen Baba. «Değneğimin altından geçerken sizi sayacak, antlaşmanın bağına sokacağım. c c v37 Çobanlar, koyunları kaldırdıkları değneğin altından teker teker geçirerek sürülerini sayar ve gözden geçirirlerdi. Babamız kendisini, kendi sürüsünü sayan çoban olarak resmediyor. Bana isyan edip başkaldıranları aranızdan ayıklayacağım. Onları yaşadıkları ülkeden çıkaracağım, ama İsrail toprağına giremeyecekler. O zaman Babanız'ın ben olduğumu bileceksiniz.»

Size gelince, ey İsrail halkı, Egemen Baba şöyle diyor: Haydi, her biriniz gidin, putlarınıza kulluk edin! Ama sonra kesinlikle beni dinleyeceksiniz; artık armağanlarınızla ve putlarınızla kutsal adımı kirletmeyeceksiniz. Çünkü kutsal dağımda, İsrail'in yüce dağında, diyor Egemen Baba, bütün İsrail halkı orada, ülkede bana kulluk edecek. Onları orada kabul edeceğim. Sunularınızı, en seçkin armağanlarınızı ve bütün kutsal kurbanlarınızı orada isteyeceğim. «Sizi ulusların arasından çıkarıp dağıtıldığınız ülkelerden topladığımda, sizi hoş koku olarak kabul edeceğim; sizin aracılığınızla ulusların gözü önünde kutsallığımı göstereceğim. Atalarınıza vermek için elimi kaldırıp ant içtiğim ülkeye, İsrail toprağına sizi getirdiğimde, Babanız'ın ben olduğumu bileceksiniz. Orada davranışlarınızı ve kendinizi kirlettiğiniz bütün işlerinizi anımsayacak, yaptığınız her kötülükten ötürü kendinizden tiksineceksiniz. Sizinle kötü yollarınıza ve yozlaşmış işlerinize göre değil, adımın hatırı için davrandığımda, Babanız'ın ben olduğumu bileceksiniz, ey İsrail halkı, diyor Egemen Baba.»

Güneye Karşı Ateş

Babamız bana şöyle seslendi:

İnsanoğlu, yüzünü güneye çevir; güneye karşı vaaz et, güney bölgesinin ormanına karşı peygamberlik et. Güney ormanına de ki: Babamız'ın sözünü dinle. Egemen Baba şöyle diyor: İşte içinde bir ateş tutuşturmak üzereyim; yeşil, kuru demeden her ağacı yiyip bitirecek. Alevi sönmeyecek; güneyden kuzeye her yüzü kavuracak. Onu ben, Babanız'ın tutuşturduğunu herkes görecek; ateş sönmeyecek.

Bunun üzerine, «Ah, Egemen Baba! Benim için, ‹O yalnızca benzetmelerle konuşmuyor mu?› diyorlar» dedim.

A young man reading the Father's Heart Bible (FHB) print edition in a coffee shop Artık basılı

Yorumlar

Bu bölümün içinizde uyandırdığı bir düşünce, soru ya da kelime — burada paylaşın. Her yorum adınızı katkıda bulunanlar duvarına ekler.

Okumak, dinlemek, kopyalamak ve paylaşmak herkese açıktır — hesap gerekmez. Yorum yapmak, işaretlemek ve yerinizi kaydetmek ücretsiz hesapla gelir ve her yorum adınızı katkıda bulunanlar duvarına ekler.

Aileye katılın — ücretsiz →
  • Henüz yorum yok. Sesinizi ekleyen ilk kişi olun.