Oku. Al. Öner.

♥ Değerlendirmeler

Yasa'nın Tekrarı 28

Kitap

Bir Babanın Çocuklarına Verdiği Söz

Kutsama birkaç ayette anlatılır, lanet ise yıkıcı bir uzunlukta: hastalık, kuraklık, ana babaların kendi çocuklarını yiyeceği kadar ağır bir kuşatma, sürgün, titreyen bir yürek ve akşam olmasını dileyen sabahlar. Bütün ağırlık tek bir menteşeye biner — İsrail, Babasının sesini dinleyecek mi, dinlemeyecek mi.

Bölüm 28.

Eğer Babanın sesini dikkatle dinler, bugün sana verdiğim buyrukların hepsini özenle yerine getirirsen, Baban seni yeryüzündeki bütün ulusların üstüne çıkaracak. Babanın sesini dinlersen, bütün bu bereketler üzerine gelecek ve seni bulacak: Kentte kutlu olacaksın, kırda kutlu olacaksın. Rahminin meyvesi, toprağının ürünü, hayvanlarının yavruları kutlu olacak; sığırlarının buzağıları, sürülerinin kuzuları kutlu olacak. Sepetin ve hamur teknen kutlu olacak. İçeri girdiğinde kutlu olacaksın, dışarı çıktığında kutlu olacaksın. Baban sana karşı ayaklanan düşmanlarını önünde bozguna uğratacak. Sana bir yoldan gelecekler, önünden yedi yoldan kaçacaklar. Baban ambarlarına ve el attığın her işe bereket buyuracak; Babanın sana verdiği ülkede seni kutsayacak. Babanın buyruklarını tutar ve onun yollarında yürürsen, Baban sana ant içtiği gibi, seni kendisine ait kutsal bir halk olarak yerleştirecek. O zaman yeryüzündeki bütün halklar, Babamızın adıyla anıldığını görecek ve senden korkacaklar. Babanın atalarına ant içerek sana vermeyi vaat ettiği ülkede, Baban seni bollukla taşıracak; rahminin meyvesini, hayvanlarının yavrularını, toprağının ürününü çoğaltacak. Baban ülkenin yağmurunu mevsiminde vermek ve ellerinin bütün emeğini kutsamak için, iyi hazinesi olan gökleri sana açacak. Birçok ulusa ödünç vereceksin, ama sen ödünç almayacaksın. Bugün sana buyurduğum Babanın buyruklarını dinler, onları özenle yerine getirirsen, Baban seni kuyruk değil baş yapacak; hep yükseleceksin, hiç alçalmayacaksın. Bugün size buyurduğum sözlerin hiçbirinden sağa ya da sola sapma; başka ilahların ardınca gidip onlara kulluk etme.

Yüz Çevirdiklerinde

Ama Babanın sesini dinlemez, bugün sana buyurduğum bütün buyruklarını ve kurallarını özenle yerine getirmezsen, bütün bu lanetler üzerine gelecek ve seni bulacak: a a v15 Bu uyarılar uzak bir yargıcın değil, bir Babanın yüreğinden çıkar; lanetler, Yaratanın tasarımına aykırı yaşanan bir yaşamın ardından gelen çözülmeyi anlatır ve Babamız onları dile getirirken bile bunlara yüreği yanar. Kentte lanetli olacaksın, kırda lanetli olacaksın. Sepetin ve hamur teknen lanetli olacak. Rahminin meyvesi ve toprağının ürünü, sığırlarının döası ve sürülerinin kuzuları lanetli olacak. İçeri girdiğinde lanetli olacaksın, dışarı çıktığında lanetli olacaksın. El attığın her işte, beni bıraktığın için yaptığın kötülük yüzünden, sen yok olup çabucak yıkılıncaya dek, Baban üzerine lanet, kargaşa ve azar gönderecek. Baban, mülk edinmek için girmekte olduğun ülkeden seni yok edinceye kadar, salgın hastalığı sana yapıştıracak. Baban seni tüketici hastalıkla, sıtmayla, iltihapla, yakıcı sıcaklıkla, kuraklıkla, samyeliyle ve küfle vuracak; sen yok oluncaya dek bunlar seni kovalayacak. Başının üzerindeki gökler tunç, altındaki toprak demir olacak. Baban ülkenin yağmurunu toza ve toprağa çevirecek; sen yok oluncaya dek göklerden üzerine yağacak. Baban seni düşmanlarının önünde bozguna uğratacak. Onlara karşı bir yoldan çıkacak, önlerinden yedi yoldan kaçacaksın; yeryüzündeki bütün krallıklara dehşet olacaksın. Ölülerin göğün bütün kuşlarına ve yerin yabanıl hayvanlarına yem olacak; onları ürkütüp kaçıracak kimse olmayacak. Baban seni Mısır'ın çıbanlarıyla, urlarla, irinli yaralarla ve uyuzla vuracak; bunların hiçbiri iyileşmeyecek. Baban seni delilikle, körlükle ve şaşkınlıkla vuracak. Öğle vakti körün karanlıkta el yordamıyla aradığı gibi el yordamıyla arayacaksın; yollarında başarılı olmayacaksın. Sürekli ezilip soyulacaksın; seni kurtaracak kimse olmayacak. Bir kadınla nişanlanacaksın, ama başka bir adam onunla yatacak. Bir ev yapacaksın, ama içinde oturmayacaksın. Bir bağ dikeceksin, ama meyvesini yemeyeceksin. Öküzün gözlerinin önünde kesilecek, ama etinden yemeyeceksin. Eşeğin senden zorla alınacak, geri verilmeyecek. Sürün düşmanlarına verilecek, seni kurtaracak kimse olmayacak. Oğulların ve kızların gözlerinin önünde başka bir halka verilecek; gün boyu onların ardından bakıp özleyeceksin, ama elinden bir şey gelmeyecek. Tanımadığın bir halk toprağının ürününü ve bütün emeğini yiyecek; sürekli ezilip zulüm göreceksin. Gözlerinin gördükleri yüzünden çıldıracaksın. Baban dizlerini ve bacaklarını, ayağının tabanından başının tepesine kadar iyileşmeyen, ağır çıbanlarla vuracak. Baban seni ve üzerine atadığın kralı, senin de atalarının da tanımadığı bir ulusa sürecek; orada ağaçtan ve taştan yapılmış başka ilahlara kulluk edeceksin. Babanın seni süreceği bütün halklar arasında dehşet konusu, ibret verici bir söz ve alay konusu olacaksın. Tarlaya çok tohum götüreceksin, ama az ürün toplayacaksın; çünkü çekirge onu yiyip bitirecek. Bağlar dikip bakacaksın, ama şarabını içmeyecek, üzümlerini toplamayacaksın; çünkü onları kurt yiyecek. Ülkenin her yanında zeytin ağaçların olacak, ama yağıyla yağlanmayacaksın; çünkü zeytinlerin dökülecek. Oğulların ve kızların olacak, ama sana kalmayacaklar; çünkü tutsaklığa götürülecekler. Bütün ağaçlarını ve toprağının ürününü uğuldayan çekirgeler ele geçirecek. Aranızdaki yabancı gitgide senin üstüne yükselecek, sen gitgide alçalacaksın. O sana ödünç verecek, ama sen ona ödünç veremeyeceksin. O baş olacak, sen kuyruk.

Bütün bu lanetler üzerine gelecek; Babanın sesini dinlemediğin, sana buyurduğu buyruklarını ve kurallarını tutmadığın için, sen yok oluncaya dek seni kovalayıp bulacaklar. Bunlar sonsuza dek senin ve soyunun üzerinde bir belirti ve şaşılası bir olay olacak. Her şeyin bollukken, Babana sevinçle ve şükreden bir yürekle kulluk etmediğin için, Babanın üzerine göndereceği düşmanlara açlık, susuzluk, çıplaklık ve tam bir yoksulluk içinde kulluk edeceksin. O seni yok edinceye dek boynuna demir bir boyunduruk geçirecek. Baban sana karşı uzaktan, yeryüzünün ucundan, kartal gibi süzülerek gelen bir ulusu getirecek; dilini anlamayacağın bir ulus, yaşlıya saygı, gence acıma göstermeyen sert yüzlü bir ulus. Sen yok oluncaya dek hayvanlarının yavrularını ve toprağının ürününü yiyip bitirecekler; sana ne tahıl, ne yeni şarap, ne yağ, ne sığırlarının buzağısı, ne de sürülerinin kuzusu bırakacaklar; ta ki seni yok edinceye kadar. Güvendiğin yüksek, surlu duvarların ülkenin her yerinde yıkılıncaya dek seni bütün kentlerinde kuşatacaklar. Babanın sana verdiği ülkenin her yanında, bütün kentlerinde seni kuşatacaklar. O zaman kuşatma sırasında, düşmanının sana çektireceği sıkıntı içinde, rahminin meyvesini, Babanın sana verdiği oğullarının ve kızlarının etini yiyeceksin. Aranızdaki en yumuşak, en nazik adam bile kardeşine, kucakladığı karısına ve sağ kalan çocuklarına acımayacak; yediği çocuklarının etinden hiçbirine vermeye yanaşmayacak; çünkü düşmanının bütün kentlerinde sana çektireceği kuşatma ve sıkıntı içinde ona başka bir şey kalmamış olacak. Aranızdaki en yumuşak, en nazik kadın, öyle nazik ki ayağının tabanını yere koymaya bile tenezzül etmezken, kucakladığı kocasına, kendi oğluna ve kızına acımayacak; hatta bacaklarının arasından çıkan eşine ve doğurduğu çocuklara bile. Çünkü düşmanının kentlerinde sana çektireceği kuşatma ve sıkıntı sırasında, başka bir şey bulamadığından onları gizlice yiyecek. Bu kitapta yazılı olan bu yasanın bütün sözlerine uymaya özen göstermez, bu görkemli ve heybetli addan —Baba'dan— korkmazsan, Baban senin ve soyunun üzerine olağanüstü belalar getirecek: ağır ve sürekli belalar, ağır ve sürekli hastalıklar. Korktuğun Mısır'ın bütün hastalıklarını yeniden üzerine getirecek ve bunlar sana yapışacak. Bu yasa kitabında yazılı olmayan her hastalığı ve belayı da, sen yok oluncaya dek Baban üzerine getirecek. Gökteki yıldızlar kadar çok olan sizler, sayıca azalacaksınız; çünkü Babanın sesini dinlemediniz. Baban size iyilik yapmaktan ve sizi çoğaltmaktan nasıl hoşnut olduysa, sizi yıkmaktan ve yok etmekten de öyle hoşnut olacak; mülk edinmek için girmekte olduğunuz ülkeden koparılıp atılacaksınız. Baban seni bütün halklar arasına, yeryüzünün bir ucundan öbür ucuna dağıtacak; orada senin de atalarının da tanımadığı, ağaçtan ve taştan yapılmış başka ilahlara kulluk edeceksin. O uluslar arasında rahat bulamayacaksın, ayağını dinlendirecek bir yer olmayacak. Orada Baban sana titreyen bir yürek, umutsuz gözler ve çaresiz bir can verecek. Yaşamın önünde tehlikede sallanıp duracak. Gece gündüz dehşet içinde olacak, yaşamından hiçbir zaman emin olmayacaksın. Yüreğini dolduran dehşet ve gözlerinin göreceği görüntüler yüzünden, sabahları «Keşke akşam olsa!», akşamları «Keşke sabah olsa!» diyeceksin. Baban seni gemilerle, bir daha görmeyeceksin dediğim yoldan Mısır'a geri götürecek. Orada kendinizi düşmanlarınıza erkek ve kadın köle olarak satmaya çalışacaksınız, ama sizi satın alan olmayacak.

A young man reading the Father's Heart Bible (FHB) print edition in a coffee shop Artık basılı

Yorumlar

Bu bölümün içinizde uyandırdığı bir düşünce, soru ya da kelime — burada paylaşın. Her yorum adınızı katkıda bulunanlar duvarına ekler.

Okumak, dinlemek, kopyalamak ve paylaşmak herkese açıktır — hesap gerekmez. Yorum yapmak, işaretlemek ve yerinizi kaydetmek ücretsiz hesapla gelir ve her yorum adınızı katkıda bulunanlar duvarına ekler.

Aileye katılın — ücretsiz →
  • Henüz yorum yok. Sesinizi ekleyen ilk kişi olun.