Ufukta Çekirgeler
Babamız, dolunun bıraktığı her şeyi yiyip bitirmek için çekirgeler gönderir; yeşil hiçbir şey kalmaz. Firavun'un görevlileri ona Mısır'ın yıkıldığını görmüyor mu diye sorar. Sonra elle tutulacak kadar koyu bir karanlık üç gün Mısır'ı sarar, İsrail'in ise ışığı vardır. Pazarlık, Firavun'un Musa'yı ölümle tehdit etmesiyle son bulur.
10 1Sonra Babamız Musa'ya şöyle dedi: «Firavun'un yanına git; çünkü belirtilerimi aralarında göstermek için onun ve görevlilerinin yüreğini katılaştırdım. 2Mısırlılarla nasıl alay ettiğimi, aralarında gösterdiğim belirtileri oğluna ve torununa anlat; böylece Babanız olduğumu bileceksiniz.»
3Musa'yla Harun firavunun yanına gidip şöyle dediler: «İbraniler'in Babası diyor ki: ‹Ne zamana dek önümde alçakgönüllü olmayı reddedeceksin? Halkımı salıver ki bana kulluk etsinler.› 4Halkımı salıvermeyi reddedersen, yarın ülkene çekirgeler getireceğim. 5Yerin yüzünü kaplayacak, toprağı görünmez kılacaklar; doludan artakalanı yiyecek, tarlada sizin için büyüyen her ağacı yiyip bitirecekler. 6Evlerini, görevlilerinin ve bütün Mısırlıların evlerini dolduracaklar; öyle ki, babaların ve dedelerin yeryüzünde yaşadıkları günden bugüne dek böylesini görmediler.» Sonra dönüp firavunun yanından ayrıldı.
7Firavunun görevlileri, «Bu adam ne zamana dek bize tuzak olacak?» dediler. «Bırak, o adamlar gitsin de Tanrıları'na kulluk etsinler. Mısır'ın yıkıma uğradığını hâlâ anlamadın mı?»
8Böylece Musa'yla Harun firavunun yanına geri getirildi. Firavun, «Gidin, Tanrınız'a kulluk edin» dedi. «Ama gidecek olanlar kimler?»
9Musa, «Gençlerimizle yaşlılarımızla gideceğiz» dedi; «oğullarımızla, kızlarımızla, davarlarımızla, sığırlarımızla gideceğiz; çünkü Babamız'a bayram kutlayacağız.»
10Firavun onlara, «Tanrı sizinle olsun, ama sizi çoluk çocuğunuzla salıverirsem!» dedi. «Bakın, aklınızda kötülük var. 11Olmaz! Yalnız siz erkekler gidip Tanrı'ya kulluk edin; zaten istediğiniz bu.» Böylece firavun onları huzurundan kovdu.
12Sonra Babamız Musa'ya, «Elini Mısır'ın üzerine uzat ki çekirgeler Mısır'ı sarsın ve doludan artakalan, ülkenin bütün bitkilerini yesinler» dedi.
13Musa değneğini Mısır'ın üzerine uzattı ve Babamız bütün o gün ve gece ülkeye doğu rüzgârı estirdi; sabah olunca doğu rüzgârı çekirgeleri getirdi. 14Çekirgeler bütün Mısır'ı sardı, ülkenin her yanına kondular; öyle şiddetliydiler ki, ne daha önce böylesi görülmüştü, ne de bir daha görülecekti. 15Bütün ülkenin yüzünü kapladılar, ülke karardı; doludan artakalan bütün bitkileri, ağaçların bütün meyvelerini yediler; bütün Mısır ülkesinde ağaçta da tarla bitkisinde de hiç yeşillik kalmadı. 16Firavun çabucak Musa'yla Harun'u çağırtıp, «Tanrınız'a ve size karşı günah işledim» dedi. 17«Lütfen, yalnız bu bir kez daha günahımı bağışlayın ve Tanrınız'a yalvarın da bu ölümü üzerimden kaldırsın.»
18Böylece Musa firavunun yanından çıkıp Babamız'a yakardı. 19Bunun üzerine Babamız rüzgârı çok güçlü bir batı rüzgârına çevirdi; rüzgâr çekirgeleri kaldırıp Kızıldeniz'e sürükledi; bütün Mısır ülkesinde tek bir çekirge bile kalmadı. 20Ama Babamız firavunun yüreğini katılaştırdı ve firavun İsrail halkını salıvermedi.
Üç Gün Süren Karanlık
21Sonra Babamız Musa'ya, «Elini göğe doğru uzat ki Mısır ülkesini karanlık kaplasın; öyle koyu bir karanlık ki, elle tutulacak kadar» dedi.
22Musa elini göğe doğru uzattı; üç gün boyunca bütün Mısır ülkesini koyu bir karanlık kapladı. 23Üç gün boyunca kimse kimseyi göremedi, kimse yerinden kalkamadı; ama bütün İsrailliler'in oturdukları yerde ışık vardı.
24Firavun Musa'yı çağırıp, «Gidin, Tanrınız'a kulluk edin» dedi. «Çocuklarınız da sizinle gidebilir; yalnız davarlarınızı ve sığırlarınızı bırakın.»
25Musa, «Babamız'a sunmak üzere bize kurbanlıklar ve yakmalık sunular da vermelisin» dedi. 26«Hayvanlarımız da bizimle gelecek; tek tırnak bile burada kalmayacak. Çünkü Babamız'a kulluk etmek için onlardan alacağız; oraya varmadan, O'na kulluk etmek için nelere gerek duyacağımızı bilemeyiz.»
27Ama Babamız firavunun yüreğini katılaştırdı ve firavun onları salıvermeye razı olmadı. 28Firavun ona, «Çık karşımdan!» dedi. «Sakın bir daha yüzümü görme; çünkü yüzümü gördüğün gün ölürsün.»
29Musa, «Doğru söyledin» dedi, «bir daha yüzünü görmeyeceğim.»