Deniz Kıyısında Kapana Kısılmak
Deniz ile Firavun'un savaş arabaları arasında sıkışan İsrail, köle kalmayı yeğlerdik der. Musa onlara yerlerinde durup Babamız'ın savaşmasını izlemelerini söyler. Deniz bütün gece esen bir doğu rüzgarıyla yarılır, İsrail içinden geçer ve geri dönen sular peşlerinden gelen orduyu alır.
14 1Sonra Babamız Musa'ya şöyle dedi:
2«İsrailliler'e söyle, geri dönüp Pi-Hahirot önünde, Migdol ile deniz arasında konaklasınlar. Baal-Sefon'un karşısında, deniz kıyısında, ona bakan yerde konaklayın. 3Firavun İsrailliler için, ‹Ülkede şaşkın şaşkın dolaşıyorlar, çöl onları kuşattı› diyecek. 4Firavun'un yüreğini inatçı yapacağım; peşlerine düşecek. Firavun'la bütün ordusu aracılığıyla yücelik kazanacağım. Mısırlılar bilecek ki, Baba benim.» İsrailliler de öyle yaptılar. a a v4 Kutsal Yazılar'ın, Babamız'ın firavunun yüreğini inatçı yaptığını söylemesi, yüreğini çoktan O'na karşı katılaştırmış bir kral üzerindeki yargısını dile getirir; Pavlus, Romalılar 9'da aynı sırla boğuşur.
5Halkın kaçtığı Mısır Kralı'na bildirilince, firavunla görevlileri onlara karşı döndü: «Ne yaptık biz? İsrailliler'in bize kölelik etmesine son verip onları salıverdik!» 6Firavun savaş arabasını hazırlattı, halkını yanına aldı. 7Seçme altı yüz savaş arabasının yanı sıra, Mısır'ın öbür savaş arabalarını da yanına aldı. Hepsinin başında birer subay vardı. 8Babamız Mısır Kralı firavunun yüreğini inatçı yaptı; öyle ki firavun, yüreklice ilerleyen İsrailliler'in peşine düştü. 9Mısırlılar —firavunun bütün atları, savaş arabaları, atlıları ve ordusu— peşlerine düşerek deniz kıyısında, Pi-Hahirot yakınında, Baal-Sefon'un karşısında konaklamış olan İsrailliler'e yetiştiler.
10Firavun yaklaşırken, İsrailliler başlarını kaldırıp Mısırlılar'ın arkalarından geldiğini gördüler. Dehşete kapılarak Babamız'a feryat ettiler. 11Musa'ya, «Mısır'da mezar mı yoktu da bizi çölde ölelim diye buraya getirdin? Bizi Mısır'dan çıkarmakla bize ne yaptın?» dediler. 12«Mısır'dayken sana, ‹Bizi rahat bırak, Mısırlılar'a kölelik edelim› dememiş miydik? Mısırlılar'a kölelik etmek, çölde ölmekten iyidir.»
13Musa halka, «Korkmayın!» dedi, «Yerinizde durup bekleyin, Babamız'ın bugün sizi nasıl kurtaracağını görün. Çünkü bugün gördüğünüz Mısırlılar'ı bir daha asla görmeyeceksiniz. 14Babamız sizin için savaşacak; size düşen tek şey sakin olmaktır.»
15Sonra Babamız Musa'ya, «Niçin bana feryat ediyorsun?» dedi, «İsrailliler'e söyle, ilerlesinler. 16Sen değneğini kaldır, elini denizin üzerine uzatıp onu ikiye böl. Öyle ki, İsrailliler kuru toprak üzerinde yürüyerek denizin ortasından geçsinler. 17Ben Mısırlılar'ın yüreğini inatçı yapacağım ki, artlarından gitsinler. Firavunla bütün ordusu, savaş arabaları ve atlıları aracılığıyla yücelik kazanacağım. 18Firavun, savaş arabaları ve atlıları üzerinden yücelik kazandığımda, Mısırlılar bilecek ki, Baba benim.»
19İsrail ordusunun önünde giden Babamız'ın meleği yerini değiştirip arkalarına geçti. Önlerindeki bulut sütunu da yerini değiştirip arkalarında durdu. 20Mısır ordusuyla İsrail ordusunun arasına girdi. Bir yanda bulut ve karanlık vardı, öte yanda ise geceyi aydınlattı; öyle ki bütün gece boyunca ne biri ne öbürü birbirine yaklaştı.
21Musa elini denizin üzerine uzattı. Babamız bütün gece güçlü bir doğu rüzgarıyla denizi geri itti, onu kuru toprağa çevirdi. Sular ikiye bölündü. 22İsrailliler kuru toprak üzerinde yürüyerek denizin ortasından geçtiler. Sular sağlarında ve sollarında onlara duvar oldu. 23Mısırlılar artlarından geldi; firavunun bütün atları, savaş arabaları ve atlıları denizin ortasına, peşlerine düştü. 24Sabah nöbetinde Babamız ateş ve bulut sütunundan Mısır ordusuna baktı ve Mısır ordusunu şaşkına çevirdi. 25Arabalarının tekerleklerini kilitledi; güçlükle ilerliyorlardı. Mısırlılar, «İsrailliler'den kaçalım! Çünkü Tanrı onlar için bize, Mısırlılar'a karşı savaşıyor» dediler.
26Sonra Babamız Musa'ya, «Elini denizin üzerine uzat» dedi, «Sular Mısırlılar'ın, savaş arabalarının ve atlılarının üzerine dönsün.»
27Musa elini denizin üzerine uzattı. Sabaha karşı deniz olağan derinliğine döndü. Mısırlılar denize doğru kaçarken, Babamız onları denizin ortasına savurdu. 28Geri dönen sular, savaş arabalarını, atlıları, İsrailliler'in peşinden denize dalan firavunun bütün ordusunu örttü. Onlardan bir kişi bile sağ kalmadı. 29İsrailliler ise denizin ortasından kuru toprak üzerinde yürüyerek geçmişlerdi; sular sağlarında ve sollarında onlara duvar olmuştu. 30Babamız o gün İsrailliler'i Mısırlılar'ın elinden kurtardı. İsrail deniz kıyısında ölü yatan Mısırlılar'ı gördü. 31İsrail, Babamız'ın Mısırlılar'a karşı gösterdiği büyük gücü görünce, O'ndan korktu; Babamız'a ve kulu Musa'ya güvendi.