Çocuklar Babalarına Karşı Ayaklanıyor
İsrail Mısır'a dönmek için ağlar; Babaları bunu, onlara gösterdiği onca şeyden sonra bir küçümseme sayar. Musa, O'nun karakterine dayanarak —tez öfkelenmez, vefalı sevgiyle dolup taşar— yalvarır ve bağışlanma elde eder; ama o kuşak çölde ölecektir.
14 1Bunun üzerine bütün topluluk seslerini yükseltip haykırdı ve halk o gece ağladı. 2Bütün İsrailliler Musa'yla Harun'a karşı söylendiler; bütün topluluk onlara, «Keşke Mısır'da ölseydik ya da keşke bu çölde ölseydik! 3Babamız bizi kılıçtan geçirilelim diye neden bu ülkeye getiriyor? Karılarımızla çocuklarımız yağmaya gidecek. Mısır'a dönmek daha iyi olmaz mı?» dediler. 4Sonra birbirlerine, «Kendimize bir önder atayıp Mısır'a dönelim» dediler.
5Bunun üzerine Musa'yla Harun, İsrail topluluğunun tümünün önünde yüzüstü yere kapandılar.
6Ülkeyi araştıranlardan Nun oğlu Yeşu ile Yefunne oğlu Kalev giysilerini yırttılar. 7Bütün İsrail topluluğuna şöyle dediler: «İçinden geçip araştırdığımız ülke son derece iyi bir ülke. 8Babamız bizden hoşnut kalırsa, bizi süt ve bal akan bu ülkeye götürüp orayı bize verecek. 9Yalnız Babamız'a karşı ayaklanmayın ve ülke halkından korkmayın—onlar bizim için bir lokmadır. Onları koruyan güç kalmadı; Babamız ise bizimledir. Onlardan korkmayın.»
10Ama bütün topluluk Yeşu'yla Kalev'i taşlamaya çağırdı. Tam o sırada Babamız'ın görkemi, Buluşma Çadırı'nda bütün İsrail halkına göründü.
11Babamız Musa'ya şöyle dedi: «Bu halk beni ne zamana dek küçümseyecek? Aralarında yaptığım bunca belirtiye karşın bana ne zamana dek inanmayacaklar? 12Onları salgın hastalıkla vurup mirastan yoksun bırakacak, seni de onlardan daha büyük, daha güçlü bir ulus yapacağım.»
Musa Baba'ya Yalvarıyor
13Ama Musa Babamız'a şöyle dedi: «Mısırlılar bunu duyacak; çünkü bu halkı gücünle onların arasından çıkardın, 14ve bunu bu ülkede yaşayanlara anlatacaklar. Onlar, sen Babamız'ın bu halkın arasında olduğunu, sen Babamız'ın onlara yüz yüze göründüğünü, bulutunun onların üzerinde durduğunu ve gündüzün bir bulut sütunu, geceleyin bir ateş sütunu içinde onların önünde yürüdüğünü duydular. 15Bu halkın tümünü birden öldürürsen, ününü duymuş olan uluslar şöyle diyecek: 16‹Tanrı, ant içerek söz verdiği ülkeye bu halkı götüremediği için onları çölde boğazladı.› 17Şimdi yalvarırım, söylediğin gibi Egemen Baba'nın gücü büyük olsun; şöyle demiştin: 18‹Babamız tez öfkelenmez, vefalı sevgiyle dolup taşar, suçu ve isyanı bağışlar; yine de suçluyu asla cezasız bırakmaz, babaların günahının hesabını çocuklardan, üçüncü ve dördüncü kuşaktan sorar.› 19Yalvarırım, vefalı sevginin büyüklüğüne göre bu halkın suçunu bağışla; Mısır'dan bu yana onları nasıl bağışladıysan öyle bağışla.»
20Babamız, «Sözün uyarınca onları bağışladım» dedi.
21«Ne var ki varlığım hakkı için ve bütün yeryüzü görkemimle dolacağı için, 22görkemimi ve Mısır'da, çölde yaptığım belirtileri gördükleri halde beni on kez sınayan ve sesimi dinlemeyen bu adamların hiçbiri, 23atalarına ant içerek söz verdiğim ülkeyi görmeyecek. Beni küçümseyenlerin hiçbiri orayı görmeyecek. 24Ama kulum Kalev'de başka bir ruh var; o beni bütün yüreğiyle izledi. Onu, gittiği ülkeye götüreceğim, soyu da orayı miras alacak. 25Amalekliler'le Kenanlılar vadilerde yaşıyor. Yarın geri dönüp Kızıldeniz'e giden yoldan çöle gidin.»
26Babamız Musa'yla Harun'a şöyle dedi:
27«Bu kötü topluluk bana karşı ne zamana dek söylenecek? İsrailliler'in bana karşı söylenişlerini duydum. 28Onlara deyin ki, ‹Varlığım hakkı için diyor Babamız, sizin söylediğinizi kulağımla duyduğum gibi size yapacağım:
29Cesetleriniz bu çöle serilecek—bana karşı söylenen, yirmi ve daha yukarı yaşta sayımda kaydedilen tümünüz, bütün sayınız. 30Yefunne oğlu Kalev'le Nun oğlu Yeşu dışında hiçbiriniz, sizi yerleştireceğime ant içtiğim ülkeye girmeyecek. 31Ama yağmaya gidecek dediğiniz küçüklerinizi oraya götüreceğim; onlar sizin reddettiğiniz ülkeyi tanıyacaklar. 32Size gelince, cesetleriniz bu çöle serilecek. 33Çocuklarınız, son cesediniz çöle serilene dek kırk yıl çölde çobanlık edecek, sizin sadakatsizliğinizin cezasını çekecekler. 34Ülkeyi araştırdığınız günlerin sayısınca—kırk gün—her gün için bir yıl olmak üzere, kırk yıl suçunuzun cezasını çekecek ve benim size karşı çıkışımı anlayacaksınız. 35Ben, Babanız, konuştum: Bana karşı toplanan bütün bu kötü topluluğa bunu kesinlikle yapacağım—bu çölde tükenip orada ölecekler.›»
36Musa'nın ülkeyi araştırmaya gönderdiği adamlar geri döndüklerinde, ülke hakkında kötü haber yayarak bütün topluluğu Musa'ya karşı söylenmeye kışkırttılar. 37Ülke hakkında kötü haber yayan bu adamlar, Babamız'ın önünde salgın hastalıktan öldüler. 38Ama ülkeyi araştırmaya giden adamlardan yalnızca Nun oğlu Yeşu ile Yefunne oğlu Kalev sağ kaldı.
39Musa bu sözleri bütün İsrail halkına bildirince, halk büyük yas tuttu.
40Sabah erkenden kalkıp dağın tepesine çıktılar ve, «İşte buradayız. Babamız'ın söz verdiği yere çıkacağız; çünkü günah işledik» dediler.
41Ama Musa şöyle dedi: «Neden şimdi Babamız'ın buyruğuna karşı geliyorsunuz? Bu başarıya ulaşmayacak. 42Çıkmayın, çünkü Babamız aranızda değil; yoksa düşmanlarınızın önünde bozguna uğrarsınız. 43Çünkü Amalekliler'le Kenanlılar orada, karşınızdalar; kılıçtan geçirileceksiniz. Babamız'ın ardınca gitmekten döndüğünüz için, O da sizinle olmayacak.»
44Yine de küstahça dağlık bölgenin tepesine çıkmaya kalkıştılar; oysa Babamız'ın Antlaşma Sandığı da Musa da ordugahtan ayrılmadı. 45Bunun üzerine o dağlık bölgede yaşayan Amalekliler'le Kenanlılar aşağı inip onları vurdular ve Horma'ya dek bozguna uğrattılar.