Ben Yusuf'um
Yusuf odayı boşaltır ve dayanamaz: Ben Yusuf'um. Dehşete kapılan kardeşlerine kendilerine eziyet etmemelerini söyler — Babamız, onları sağ tutmak için kendisini önden gönderdi. Arabalar yüklenir ve Yakup'un donuklaşmış yüreği haberle canlanır.
45 1Yusuf, yanında duran herkesin önünde kendini tutamadı ve, «Herkesi yanımdan çıkarın!» diye bağırdı. Yusuf kardeşlerine kendini tanıttığında yanında kimse kalmadı. 2Öyle yüksek sesle ağladı ki, Mısırlılar duydu, firavunun ev halkı da duydu. 3Yusuf kardeşlerine, «Ben Yusuf'um! Babam hâlâ yaşıyor mu?» dedi. Kardeşleri ona yanıt veremediler, çünkü onun önünde dehşete kapılmışlardı.
4Yusuf kardeşlerine, «Ne olur, bana yaklaşın» dedi. Onlar yaklaştılar. «Ben Mısır'a sattığınız kardeşiniz Yusuf'um» dedi.
5Beni buraya sattığınız için şimdi üzülmeyin, kendinize kızmayın; çünkü Babamız, canları korumak için beni sizden önce buraya gönderdi. 6İki yıldır ülkede kıtlık var; ne çift sürülecek ne de ürün biçilecek beş yıl daha var. 7Babamız, yeryüzünde soyunuzu korumak ve büyük bir kurtulmuş topluluk olarak sizi sağ tutmak için beni sizden önce gönderdi. 8Öyleyse beni buraya gönderen siz değil, Babamız'dır. O beni firavuna baba, bütün ev halkına efendi ve bütün Mısır ülkesine yönetici yaptı. a a v8 Yusuf, köleliğini Babamız'ın takdiri olarak adlandırır — kardeşlerin kötülüğü ile Baba'nın kurtarıcı tasarısı aynı olayın içinden akıyor.
9Çabuk olun, babama gidin, ona deyin ki: Oğlun Yusuf şöyle diyor: Babamız beni bütün Mısır'a efendi yaptı. Bana gel, gecikme. 10Goşen bölgesinde, benim yakınımda yaşayacaksın—sen, çocukların, torunların, davarların, sığırların, sahip olduğun her şey. 11Orada seni doyuracağım—beş yıllık kıtlık daha var—öyle ki sen, ev halkın ve sahip olduğun her şey yoksulluğa düşmesin. 12Gözleriniz ve kardeşim Benyamin'in gözleri görüyor ki, sizinle konuşan benim kendi ağzımdır. 13Mısır'daki bütün onurumu ve gördüğünüz her şeyi babama anlatın. Çabuk olun, babamı buraya getirin. 14Sonra kardeşi Benyamin'in boynuna sarılıp ağladı; Benyamin de onun boynuna sarılıp ağladı. 15Bütün kardeşlerini öptü ve onların üzerine ağladı. Bundan sonra kardeşleri onunla konuştular.
16Firavunun sarayına haber ulaştı: «Yusuf'un kardeşleri geldi.» Bu, firavunun ve görevlilerinin hoşuna gitti. 17Firavun Yusuf'a dedi ki: «Kardeşlerine söyle: Şunu yapın—hayvanlarınızı yükleyin, gidin, Kenan ülkesine dönün. 18Babanızı ve ev halklarınızı alıp bana gelin. Size Mısır ülkesinin en iyisini vereceğim ve ülkenin bolluğunu yiyeceksiniz. 19Sana buyruk verildi: onlara de ki, ‹Şunu yapın—çocuklarınız ve kadınlarınız için Mısır'dan arabalar alın, babanızı getirin ve gelin. 20Eşyalarınız için kaygılanmayın—bütün Mısır ülkesinin en iyisi sizindir.›»
21İsrail'in oğulları öyle yaptılar. Yusuf, firavunun buyruğu uyarınca onlara arabalar verdi ve yol için azık verdi. 22Her birine birer takım giysi verdi, ama Benyamin'e üç yüz parça gümüş ve beş takım giysi verdi. 23Babasına Mısır'ın en iyi mallarıyla yüklü on eşek ve yolculuğu için tahıl, ekmek ve yiyecekle yüklü on dişi eşek gönderdi. 24Kardeşlerini yolcu etti; onlar giderken, «Yolda kavga etmeyin» dedi.
25Böylece Mısır'dan ayrılıp Kenan'a, babaları Yakup'un yanına geldiler. 26Ona, «Yusuf hâlâ yaşıyor—bütün Mısır'ın yöneticisi!» dediler. Ama yüreği dondu; onlara inanmadı. 27Ama Yusuf'un onlara söylediği bütün sözleri anlattıklarında ve Yusuf'un kendisini taşımak için gönderdiği arabaları gördüğünde, babaları Yakup'un ruhu canlandı. 28İsrail, «Yeter! Oğlum Yusuf hâlâ yaşıyor. Ölmeden önce gidip onu göreceğim» dedi.