İnsanoğlu Bağışlıyor ve İyileştiriyor
Felçli bir adamın günahlarını bağışlaması din bilginlerini gücendirir; Matta'nın sofrasında yemek yemesi Ferisileri. Ölmek üzere olan bir kız ile kanaması olan bir kadın tek bir yol üstünde sağlığına kavuşur. Kalabalıkları çobansız görünce, öğrencilerine Baba'dan hasat için işçi istemelerini söyler.
9 1İsa bir tekneye binip karşıya geçti ve kendi kentine geldi.
2Kimileri O'na, bir döşek üzerinde yatan felçli bir adam getirdiler. İsa onların imanını görünce felçliye, «Cesur ol, oğlum; günahların bağışlandı» dedi.
3Bunun üzerine bazı din bilginleri içlerinden, «Bu adam Tanrı'ya küfrediyor» dediler.
4İsa onların ne düşündüğünü bilerek şöyle dedi: «Yüreklerinizde neden kötülük besliyorsunuz? 5Hangisi daha kolay? ‹Günahların bağışlandı› demek mi, yoksa ‹Kalk, yürü› demek mi? 6Ne var ki, İnsanoğlu'nun yeryüzünde günahları bağışlama yetkisine sahip olduğunu bilesiniz diye—» sonra felçliye, «Kalk, döşeğini al ve evine git» dedi.
7Adam da kalkıp evine gitti. 8Bunu gören kalabalıklar hayret içinde kaldılar ve insanlara böyle bir yetki veren Babamız'ı yücelttiler.
İsa Matta'yı Çağırıyor
9İsa oradan geçerken, vergi toplama yerinde oturan Matta adında bir adam gördü. Ona, «Ardımdan gel» dedi. Matta da kalkıp O'nun ardından gitti.
10İsa, Matta'nın evinde yemek yerken, birçok vergi görevlisiyle günahkâr gelip O'nunla ve öğrencileriyle birlikte sofraya oturdu. 11Bunu gören Ferisiler, O'nun öğrencilerine, «Öğretmeniniz neden vergi görevlileri ve günahkârlarla birlikte yemek yiyor?» diye sordular.
12İsa bunu duyunca şöyle dedi: «Sağlıklı olanların değil, hastaların hekime ihtiyacı vardır. 13Gidin de, ‹Ben kurban değil, merhamet isterim› sözünün ne anlama geldiğini öğrenin. Çünkü ben doğru kişileri değil, günahkârları çağırmaya geldim.»
Yeni Şarap Yeni Tulum İster
14Bu arada Yahya'nın öğrencileri gelip O'na, «Biz ve Ferisiler sık sık oruç tutuyoruz da senin öğrencilerin neden oruç tutmuyor?» diye sordular.
15İsa onlara şöyle karşılık verdi: «Güvey aralarındayken, dostları yas tutabilir mi? Ama güveyin aralarından alınacağı günler gelecek; işte o zaman oruç tutacaklar. 16Hiç kimse eski bir giysiye çekmemiş yeni bir kumaş parçasını yama vurmaz; çünkü yama giysiden kopar ve yırtık daha da kötüleşir. 17İnsanlar yeni şarabı eski tulumlara doldurmazlar; yoksa tulumlar patlar, şarap dökülür ve tulumlar da mahvolur. Tam tersine, yeni şarap yeni tulumlara doldurulur; böylece her ikisi de korunmuş olur.»
Bir Babanın Yalvarışı ve Bir Kadının Dokunuşu
18İsa onlara bunları söylerken bir havra yöneticisi gelip O'nun önünde diz çöktü ve «Kızım az önce öldü. Ama sen gel, elini onun üzerine koy, o zaman yaşayacak» dedi.
19İsa kalkıp öğrencileriyle birlikte adamın ardı sıra gitti. 20Tam o sırada, on iki yıldır kanaması olan bir kadın O'nun arkasından yaklaşıp giysisinin eteğine dokundu. 21İçinden sürekli, «Giysisine bir dokunsam iyileşirim» diyordu.
22İsa arkasına dönüp onu gördü. «Cesur ol, kızım» dedi, «imanın seni iyileştirdi.» Ve kadın o anda iyileşti.
23İsa havra yöneticisinin evine varıp kaval çalanları ve gürültücü kalabalığı görünce,
24«Çekilin» dedi, «kız ölmedi, uyuyor.» Ama onlar O'na güldüler.
25Kalabalık dışarı çıkarıldıktan sonra İsa içeri girip kızın elini tuttu ve kız ayağa kalktı. 26Bu haber bütün o bölgeye yayıldı.
Körler Görüyor, Dilsizler Konuşuyor
27İsa oradan ayrılırken iki kör adam, «Ey Davut Oğlu, halimize acı!» diye bağırarak O'nun ardından gitti.
28İsa eve girince kör adamlar O'nun yanına geldiler. İsa onlara, «Bunu yapabileceğime inanıyor musunuz?» diye sordu. Onlar da, «Evet, ya Rab» dediler.
29Bunun üzerine İsa onların gözlerine dokunarak, «İmanınıza göre olsun» dedi. 30Ve gözleri açıldı. İsa onları sıkıca uyararak, «Sakın bunu kimse bilmesin» dedi.
31Ama onlar dışarı çıkıp O'nunla ilgili haberi bütün o bölgeye yaydılar.
32Onlar dışarı çıkarken, İsa'ya cin çarpmış dilsiz bir adam getirdiler. 33Cin kovulunca dilsiz adam konuşmaya başladı. Kalabalıklar şaşkına dönerek, «İsrail'de böylesi hiç görülmemişti» dediler.
34Ne var ki Ferisiler, «O, cinleri cinlerin önderinin gücüyle kovuyor» dediler.
Baba Hasat İşçileri Çağırıyor
35İsa bütün kentleri ve köyleri dolaşarak havralarında öğretiyor, Babamız'ın egemenliğinin müjdesini duyuruyor ve her hastalığı, her illeti iyileştiriyordu. 36Kalabalıkları görünce onlara şefkat duydu; çünkü çobanı olmayan koyunlar gibi bitkin ve çaresizdiler.
37Bunun üzerine öğrencilerine şöyle dedi: «Ürün bol, ama işçiler az. 38Bu yüzden hasadın Babası'na yalvarın da, hasat tarlasına işçiler göndersin.» a a v38 İsa, öğrencilerine hasadın sahibinden —Babamız'dan— işçiler göndermesini istemelerini söylüyor. Evine dönen insanların hasadı Baba'ya aittir ve tarlasına işçileri gönderen O'dur.