Manaşşe'nin Payı
Manaşşe'nin payı, babalarının oğlu olmadığı için alamadığı mirası Babamız'ın Musa'ya verdiği buyruğa dayanarak isteyen ve bunu elde eden beş kızkardeşi de kapsar. Yusuf'un soyundan gelenler paylarının çok küçük olduğundan yakınır; Yeşu onlara ormanı açmalarını ve demir savaş arabalarından korkmayı bırakmalarını söyler.
17 1Yusuf'un ilk oğlu Manaşşe oymağının payı şöyle belirlendi: Manaşşe'nin ilk oğlu ve Gilat'ın babası olan Makir bir savaş adamı olduğu için Gilat ve Başan ona verildi. 2Manaşşe'nin öbür oğulları da boylarına göre toprak aldılar: Aviezer, Helek, Asriel, Şekem, Hefer ve Şemida. Bunlar, Yusuf oğlu Manaşşe'nin boylarına göre erkek soyuydu. 3Manaşşe'den Makir, Gilat ve Hefer yoluyla gelen Selofhat'ın oğlu yoktu, yalnızca kızları vardı. Kızlarının adları şunlardı: Mahla, Noa, Hogla, Milka, Tirsa. 4Bunlar Kâhin Elazar'ın, Nun oğlu Yeşu'nun ve önderlerin önüne gelip, «Babamız, kardeşlerimizin arasında bize de bir mülk verilmesini Musa'ya buyurmuştu» dediler. Böylece Yeşu, Babamız'ın buyruğu uyarınca, onlara babalarının kardeşleri arasında bir mülk verdi. 5Şeria Irmağı'nın ötesindeki Gilat ve Başan topraklarından başka, Manaşşe'ye on pay düştü; 6çünkü Manaşşe'nin kızları da oğullarının arasında bir mülk aldılar. Gilat toprakları ise Manaşşe'nin öbür oğullarına verildi. 7Manaşşe'nin sınırı Aşer'den Şekem'in doğusundaki Mikmetat'a uzanıyor, oradan güneye, En-Tappuah halkının topraklarına iniyordu. 8Tappuah bölgesi Manaşşe'nindi; ama Manaşşe sınırındaki Tappuah Kenti Efrayim oğullarına aitti. 9Sınır oradan Kana Vadisi'ne iniyordu. Vadinin güneyinde Manaşşe kentleri arasında kalan bu kentler Efrayim'e aitti. Manaşşe'nin sınırı vadinin kuzeyinden geçip denizde son buluyordu. 10Güneydeki topraklar Efrayim'in, kuzeydeki topraklar Manaşşe'nindi; deniz de Manaşşe'nin sınırıydı. Bunlar kuzeyde Aşer'e, doğuda İssakar'a ulaşıyordu. 11İssakar ve Aşer bölgelerinde de Manaşşe'nin payları vardı: Beytşean ve köyleri, Yivleam ve köyleri, Dor halkı ve köyleri, En-Dor halkı ve köyleri, Taanak halkı ve köyleri, Megiddo halkı ve köyleri; yani üç tepe bölgesi. 12Ne var ki, Manaşşe oğulları bu kentleri ele geçiremediler; Kenanlılar bu topraklarda yaşamayı sürdürdüler. 13İsrailliler güçlenince, Kenanlıları tümüyle kovmadılarsa da onları angaryaya koştular. 14Yusufoğulları Yeşu'ya, «Neden bize mülk olarak bir tek pay, bir tek kısım verdin? Kalabalık bir halkız; Babamız bizi bugüne dek kutsadı» dediler.
15Yeşu, «Madem bu kadar kalabalıksınız, Efrayim'in dağlık bölgesi size dar geliyorsa, ormana çıkın; Perizliler'in ve Refalılar'ın topraklarında kendinize orada yer açın» diye karşılık verdi.
16Yusufoğulları, «Dağlık bölge bize yetmiyor; ama ovada oturan bütün Kenanlılar'ın, hem Beytşean ile köylerinde, hem de Yizreel Vadisi'nde oturanların demirden savaş arabaları var» dediler.
17Bunun üzerine Yeşu, Yusuf soyuna, yani Efrayim ile Manaşşe'ye şöyle dedi: «Kalabalık ve çok güçlü bir halksınız. Tek bir payınız olmayacak. 18Dağlık bölge de sizin olacak. Orası ormandır, ama açıp orayı da ele geçireceksiniz; en uzak sınırları da sizin olacak. Savaş arabaları demirden olsa ve güçlü olsalar da, Kenanlıları süreceksiniz.»