Göğün Haleluyası
Gök, onun düşüşüne Babamız'a haleluyalarla ve Kuzu'nun düğün şöleninin geldiği haberiyle karşılık verir. Yuhanna habercinin önünde tapınmaya kalkar ve durdurulur. Sonra gök açılır: Sadık ve Gerçek adlı bir atlı, kaftanı çoktan kana batırılmış. Canavar ve sahte peygamber yakalanır.
19 1Bundan sonra gökte, yüksek sesle bağıran büyük bir kalabalığın sesini andıran bir ses işittim: «Haleluya! Kurtuluş, yücelik ve güç Babamız'a özgüdür, a a v1 Haleluya, «Babamız'a övgüler olsun» demektir — büyük göksel koronun haykırışı. 2Çünkü O'nun yargıları doğru ve adildir; yeryüzünü fuhşuyla yozlaştıran büyük fahişeyi yargıladı, kullarının kanının öcünü ondan aldı.»
3İkinci kez, «Haleluya! Ondan çıkan duman sonsuzlara dek yükseliyor» diye bağırdılar. 4Bunun üzerine yirmi dört ihtiyar ve dört yaratık yere kapanıp tahtta oturan Babamız'a tapındılar. «Amin! Haleluya!» dediler.
5Sonra tahttan bir ses yükseldi: «Ey Babamız'ın bütün kulları! O'ndan korkan küçük büyük hepiniz, Babamız'ı övün!»
6Sonra büyük bir kalabalığın sesini, gürül gürül akan suların sesini, güçlü gök gürlemelerinin sesini andıran şu sesi işittim: «Haleluya! Çünkü Egemen ve Her Şeye Gücü Yeten Babamız hüküm sürüyor. 7Sevinelim, coşalım! O'nu yüceltelim! Çünkü Kuzu'nun düğünü geldi, gelini de kendini hazırladı. 8Giymesi için ona parlak ve temiz, ince keten giysiler verildi.» İnce keten, Babamız'ın kutsallarının doğru işlerini simgeler.
9Sonra melek bana, «Yaz!» dedi. «Kuzu'nun düğün şölenine çağrılanlara ne mutlu!» Ardından, «Bunlar Babamız'ın gerçek sözleridir» dedi.
10O'na tapınmak üzere ayaklarına kapandım. Ama o bana şöyle dedi: «Sakın yapma! Ben de senin ve İsa'ya tanıklığı sürdüren kardeşlerinin bir hizmetkârıyım. Babamız'a tap! Çünkü İsa'ya tanıklık, peygamberlik ruhunun özüdür.»
Sadık ve Gerçek Olan Sefere Çıkıyor
11Bundan sonra göğün açılmış olduğunu gördüm. İşte beyaz bir at! Binicisinin —İsa'nın— adı Sadık ve Gerçek'tir. O adaletle yargılar ve savaşır. b b v11 Beyaz atın binicisi İsa'dır — bu ayetler boyunca Sadık ve Gerçek, Tanrı'nın Sözü ve kralların Kralı, rablerin Rabbi olarak anılır. Egemenlik sürmek üzere görkemle geri dönüyor. 12Gözleri alev alev yanan ateş gibiydi. Başında birçok taç vardı ve üzerinde yalnızca kendisinin bildiği yazılı bir ad taşıyordu. 13Kana batırılmış bir kaftan giymişti ve adı Babamız'ın Sözü'dür. 14Beyaz, temiz, ince keten giysiler giymiş olan göksel ordular beyaz atlara binmiş, O'nu izliyordu. 15Ulusları vurmak için ağzından keskin bir kılıç uzanıyordu. Onları demir çomakla güdecek. Her Şeye Gücü Yeten Babamız'ın kızgın öfkesinin şarabını üreten masarayı kendisi çiğneyecek. 16Kaftanının ve bacağının üzerinde şu ad yazılıydı: Kralların Kralı ve rablerin Rabbi.
17Sonra güneşin içinde duran bir melek gördüm. Göğün ortasında uçan bütün kuşlara yüksek sesle bağırdı: «Gelin, Babamız'ın büyük şöleninde toplanın! 18Öyle ki, kralların, komutanların, güçlü adamların etini; atların ve binicilerinin etini; özgür köle, küçük büyük hepsinin, bütün insanların etini yiyesiniz.» 19«Sonra canavarı, dünya krallarını ve ordularını, ata binmiş Olan'la ordusuna karşı savaşmak üzere toplanmış gördüm.» 20Canavar ve onun önünde belirtiler gerçekleştiren sahte peygamber yakalandı. Sahte peygamber, canavarın işaretini alıp heykeline tapmış olanları bu belirtilerle saptırmıştı. İkisi de diri diri, kükürtle yanan ateş gölüne atıldı. 21Geriye kalanlar da ata binmiş Olan'ın ağzından uzanan kılıçla öldürüldü. Bütün kuşlar bunların etiyle doyasıya beslendi.