Gözyaşı Pınarı
9 1Keşke başım bir su kaynağı, gözlerim bir gözyaşı pınarı olsa da halkımın kızının öldürülenleri için gece gündüz ağlasam! 2Keşke çölde bir yolcu konağım olsa da halkımı bırakıp onlardan uzaklaşsam! Çünkü hepsi zina ediyor, bir hainler topluluğu.
3Dillerini yay gibi geriyorlar; ülkede sadakat değil, yalan güçlendi. Kötülükten kötülüğe gidiyorlar, beni tanımıyorlar, diyor Babamız.
4Herkes komşusundan sakınsın, hiçbir kardeşe güvenmesin; çünkü her kardeş aldatıcıdır, her komşu iftira ederek dolaşır.
5Herkes komşusunu aldatıyor, kimse doğruyu söylemiyor; dillerini yalan söylemeye alıştırdılar, kötülük yaparak kendilerini yoruyorlar. 6Aldatmacanın ortasında yaşıyorsun; aldatmacaları yüzünden beni tanımayı reddediyorlar, diyor Babamız.
7Bu yüzden Göksel Orduların Babası şöyle diyor: İşte onları arıtacak ve sınayacağım, çünkü halkımın kızı yüzünden başka nasıl davranabilirim? 8Dilleri öldürücü bir oktur; aldatma konuşur. Herkes ağzıyla komşusuna esenlik diler, ama yüreğinde ona pusu kurar. 9Bunlar için onları cezalandırmayayım mı? diyor Babamız. Böyle bir ulusu yargılamayayım mı? 10«Dağlar için ağlayıp feryat edeceğim, çöl otlakları için ağıt yakacağım, çünkü öyle viraneye çevrildiler ki kimse geçmiyor, sığırların böğürmesi duyulmuyor. Gökteki kuşlardan yabanıl hayvanlara dek hepsi kaçıp gitti. 11Yeruşalim'i taş yığınına, çakalların inine çevireceğim; Yahuda kentlerini de kimsenin oturmadığı bir viraneye döndüreceğim.»
12Kim bunu kavrayacak kadar bilgedir? Babamız'ın ağzı kime konuştu ki, ülkenin neden yıkıldığını, neden çöl gibi kavrulup kimsenin geçmediği bir yer olduğunu açıklasın?
13Babamız şöyle diyor: Çünkü kendilerine verdiğim yasamı bıraktılar, sesime kulak vermediler, ona göre yürümediler; 14inatla kendi yüreklerinin ardınca gittiler, atalarının kendilerine öğrettiği gibi Baallar'ın peşine düştüler. 15Bu yüzden Göksel Orduların Babası, İsrail'in Babamız şöyle diyor: İşte bu halka acı yiyecek yedirecek, zehirli su içireceğim. 16Onları kendilerinin ve atalarının bilmediği uluslar arasına dağıtacağım, onları yok edene dek ardlarından kılıç göndereceğim.
17Göksel Orduların Babası şöyle diyor: İyi düşünün! Yas tutmakta usta kadınları çağırın; ağıt yakmakta becerikli olanları getirtin. 18Hemen gelip bizim için feryat etsinler, gözlerimiz yaşla dolup taşsın, gözkapaklarımızdan sular boşansın.
19Siyon'dan bir feryat sesi duyuluyor: Nasıl da yıkıldık! Büsbütün utandık, çünkü ülkeyi bıraktık, çünkü konutlarımızı yıktılar. 20Şimdi, ey kadınlar, Babamız'ın sözünü dinleyin; kulaklarınız O'nun ağzından çıkan sözü işitsin. Kızlarınıza feryadı, her biriniz komşusuna ağıdı öğretin. 21Ölüm pencerelerimizden içeri tırmandı; saraylarımıza girdi, çocukları sokaklardan, gençleri meydanlardan yok etti.
22Şöyle söyle: Babamız diyor ki: İnsan cesetleri açık kırda gübre gibi, orakçının ardında kalan demetler gibi serilecek, onları toplayan kimse olmayacak.
23Babamız şöyle diyor: Bilge kişi bilgeliğiyle övünmesin, güçlü kişi gücüyle övünmesin, zengin kişi zenginliğiyle övünmesin; 24ama övünen şununla övünsün: beni anladığıyla ve tanıdığıyla—yeryüzünde vefalı sevgiyle, adaletle ve doğrulukla davranan Babanız olduğumu bilmesiyle; çünkü ben bunlardan hoşlanırım, diyor Babamız.
25İşte, günler geliyor, diyor Babamız, yalnızca bedende sünetli olanların hepsini cezalandıracağım. 26Mısır'ı, Yahuda'yı, Edom'u, Ammonoğulları'nı, Moav'ı ve çölde yaşayan, şakaklarındaki saçları kesenlerin hepsini. Çünkü bütün bu uluslar sünetsizdir, bütün İsrail halkı da yürek katılığı içindedir.