Oku. Al. Öner.

♥ Değerlendirmeler

Mezmurlar 104

Kitap

İşlerin Ne Çok

Chapter 104.

Babamız'a övgüler sun, ey canım. Babam, sen çok yücesin; görkem ve yücelik kuşanmışsın.

Bir kaftana bürünür gibi ışığa bürünüyor; gökleri bir çadır gibi geriyor. Yukarı odalarının kirişlerini sular üzerine kurar; bulutları savaş arabası yapar; rüzgarın kanatları üzerinde yürür. Rüzgarları haberci yapar, ateş alevlerini hizmetkâr. a a v4 İbraniler kitabı bu dizeyi, Babamız'ın rüzgarı ve ateşi bile hizmetkâr yaptığını göstermek için alıntılar — Oğul ise hizmetkâr olarak değil, hükümdar olarak egemenlik sürer.

Yeryüzünü temelleri üzerine kurdu, asla sarsılmasın diye. Onu bir kaftanla örter gibi enginlerle örttün; sular dağların üzerinde durdu. Azarınla kaçıştılar; gök gürlemenin sesiyle hızla uzaklaştılar. Dağlar yükseldi, vadiler çöktü, onlar için belirlediğin yere indiler. Aşamayacakları bir sınır koydun, bir daha yeryüzünü örtmesinler diye.

Vadilerde pınarlar fışkırtırsın; tepeler arasında akarlar. Bütün kır hayvanlarını suvarırlar; yaban eşekleri susuzluklarını giderir. Yanlarında gökyüzü kuşları yuva kurar; dallar arasında öterler. Dağları yukarı odalarından sular; yeryüzü senin işlerinin meyvesiyle doyar. Hayvanlar için ot bitirir, insanların yetiştirmesi için bitkiler, topraktan yiyecek çıkararak, insanın yüreğini sevindiren şarabı, yüzünü parlatan yağı, ve insan yüreğine güç veren ekmeği. Babamız'ın ağaçları, diktiği Lübnan sedirleri bol bol sulanır. Kuşlar orada yuvalarını yapar; leyleğin evi çam ağaçlarındadır. Yüksek dağlar dağ keçilerinindir; kayalar kaya tavşanları için sığınaktır.

Ayı mevsimleri belirlesin diye yarattı; güneş batacağı zamanı bilir. Karanlık çökertirsin, gece olur, ormanın bütün hayvanları o zaman gezinmeye başlar. Genç aslanlar avları için kükrer, yiyeceklerini Babamız'dan ararlar. Güneş doğunca sıvışıp inlerine çekilir, orada yatarlar. İnsanlar işlerine çıkar ve akşama dek emek verirler.

İşlerin ne çok, ey Babamız! Hepsini bilgelikle yaptın; yeryüzü yarattıklarınla dolu. İşte, büyük ve engin deniz, sayısız canlılarla kaynaşan, küçük büyük yaratıklarla dolu. Orada gemiler gider gelir, ve içinde oynasın diye yarattığın Livyatan da oradadır. b b v26 Livyatan: eski İbrani geleneğinde korkunç bir deniz canavarı; burada okyanusta oynayıp eğlenen, Tanrı'nın kendi yaratığı olarak resmedilmiştir.

Bunların hepsi sana bakar, yiyeceklerini vaktinde veresin diye. Sen verince, onlar toplar; elini açınca, iyi şeylerle dolarlar. Yüzünü gizleyince, dehşete kapılırlar; soluklarını alınca, ölüp toprağa dönerler. Ruhun'u gönderince, yaratılırlar, ve yenilersin toprağın yüzünü.

Babamız'ın görkemi sonsuza dek sürsün; Babamız yaptıklarıyla sevinsin, Yeryüzüne bakar ve yer titrer; dağlara dokunur ve tütmeye başlarlar.

Yaşadığım sürece Babamız'a ezgiler söyleyeceğim; var oldukça Babamız'ı ilahilerle öveceğim. Derin düşüncem hoş gelsin ona, çünkü ben Babamız'da seviniyorum. Günahkârlar yeryüzünden yok olsun, kötüler bir daha olmasın. Babamız'a övgüler sun, ey canım. Haleluya!

A young man reading the Father's Heart Bible print edition in a coffee shop Artık basılı

Yorumlar

Bu bölümün içinizde uyandırdığı bir düşünce, soru ya da kelime — burada paylaşın. Her yorum adınızı katkıda bulunanlar duvarına ekler.

Okumak, dinlemek, kopyalamak ve paylaşmak herkese açıktır — hesap gerekmez. Yorum yapmak, işaretlemek ve yerinizi kaydetmek ücretsiz hesapla gelir ve her yorum adınızı katkıda bulunanlar duvarına ekler.

Aileye katılın — ücretsiz →
  • Henüz yorum yok. Sesinizi ekleyen ilk kişi olun.